1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Eğitimde öncelik doğru tespit edilmeli
Eğitimde öncelik doğru tespit edilmeli

Eğitimde öncelik doğru tespit edilmeli

Eğitim üzerine söylenebilecek çok söz olmakla birlikte sanıyorum esas olan önceliklerin doğru tespitidir.

A+A-

Eğitim üzerine söylenebilecek çok söz olmakla birlikte sanıyorum esas olan önceliklerin doğru tespitidir. Yani, ilk önce ele alınması ve çözüme kavuşturulması gereken sorunlar belirlenmeli, bu sorunların imkânlar nispetinde giderilmesine çalışılmalıdır.

Eğitimin esas itibariyle üç ayağı vardır. Öğrenci, öğretmen ve mekân. Bunun yanında velilere de eğitimde önemli bir görev düşmektedir. Ancak, esas sorumluluk öğretmenler ve Milli Eğitim Bakanlığı'na aittir. Eğer velilerin sorumluluğunu birinci sıraya alacak olursak o zaman öğretmen ve eğitimde alt yapıya ne gerek vardı sorusu akla gelebilir. Bu bakımdan şahsen öğrenci velilerini eğitimde yardımcı unsur olarak görüyorum. Esas görevin Milli Eğitim'e ait olduğunu düşünüyorum.

Böyle olunca öncelikli olarak sınıflarda öğrenci sayısının öğretmenlerin çocuklara yeterli zamanı ayırmasına imkân verecek bir seviyeye indirilmesi geliyor. Bir öğretmen ne kadar çalışkan ve başarılı olursa olsun 40-45 mevcutlu sınıflarda her öğrenci ile yeter derecede ilgilenmesi mümkün olmaz. Bunun için derslik sayısının hızla artırılması, boş öğretmen kadrolarının doldurulması önem taşıyor. Bunun yanında öğretmenlerin bilgi ve becerisinin yeterli düzeye getirilmesi, heyecanlarının diri tutulmasını sağlayacak etkinler gereklidir.

Bir başka husus ise öğrencilerin sosyal etkinliklerde bulunmalarının temini, laboratuarların yasak savma kabilinden çıkartılarak her öğrencinin laboratuarda deney yapabilmesinin sağlanması önem taşıyor. Bir başka husus ise öğrencilerin okullarında kabiliyetlerine göre spor etkinliklerinde yer alabilmelerinin sağlanması gerekiyor. Bunun içinde okulların öncelikli olarak kapalı spor salonlarına sahip olması lazım.

Üzülerek belirteyim ki 50 yıl önce her okulun olmasa bile çok büyük bir bölümünün kapalı bir spor salonu vardı. Öğrenciler hem Beden Eğitimi derslerini soğuk ve yağışlı havalarda burada yaparlar, hem de spor faaliyetlerini yürütürlerdi. Böyle olunca okul çağındaki çocukların çeşitli alanlarda kabiliyetleri ortaya çıkar; şehir ve ülke çapındaki etkinliklerde okullarını temsil ederlerdi. Bunun sonucu olarak bazı ortaokul ve liseler sporun bir ya da birkaç dalında sivrilmiş, adlarını duyurmuşlardı. Günümüzde artık okulların çoğunda Beden Eğitimi Dersi diğer derslerin tekrarında kullanılıyor. Hava güzel olursa çocuklar bahçeye çıkartılıyor o zaman da birkaç sınıf birden bahçeye çıktığı için ciddi bir oyun ile spor etkinliği yapılamıyor.

Denebilir ki spor faaliyetleri Milli Eğitim'den çok bir başka bakanlığın hizmet alanına giriyor. Olabilir, ama iki bakanlığın işbirliği ile spor etkinliklerinin ilk, orta ve liselere kadar yaygınlaştırılması hem çocukların boş zamanlarını değerlendirmeye hem de çeşitli spor dallarında yeni kabiliyetlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamaz mı? Ayrıca sporda eğitimin bir parçası değil midir?

Bunun yanında okulların gereğinden fazla çeşitlendirilmesi eğitiminde eşitsizliğe yol açıyor. Çünkü söz gelimi liselerin çeşitlendirilmesi her lisede farklı bir eğitim programını gündeme getiriyor. Bu arada okulların çeşitliliğinin artması beraberinde sınavların sayısını artırıyor. Çünkü orta ve liselerin çeşitlenmesi ister istemez bu okullara sınavla öğrenci almayı gerekli kılıyor. Bu ise eğitim sisteminin yanında dershaneler gerçeğini gündeme getiriyor. Bu bakımdan dershanelere karşı bir tavır sergileyerek meseleye çözüm bulmak mümkün olmaz. Hele hele dershanelerin kapatılması ve bunların özel okullara dönüştürülmesi kolay bir iş değildir. Kaldı ki, devlet okullarının yanında özel okulların bulunması eğitimdeki eşitsizliği kalıcı kılan bir husustur. Dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi yıllardan beri devam eden benim dershanem seninkinden daha başarılı kavgası bu defa özel okullar arasında sürdürülmesi şekline dönüşecektir. Elbette eğitim kurumlarının aralarında yarışması, olması gereken bir husustur ama geçmiş uygulamalar bu yarışın eğitimin kalitesini artırma yarışı olmaktan çok başarılı öğrencilerin bulunup bazı rüşvetlerle kendi dershane ve okullarına alınması şeklinde yürütüldü.

Kısacası eğitimde öncelikli olarak çözüme kavuşturulması gereken husus eşitsizliğin giderilmesidir. Ve elbette en önemlisi de mesleğini severek yapan öğretmenler. Yoksa her sene bir başka sistem devreye sokularak işin içinden çıkılamaz. 

Abdülkadir Özkan

03 KASIM 2012 - Milli Gazete

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.