1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Eğitim-İş'ten İHO açıklaması
Eğitim-İş'ten İHO açıklaması

Eğitim-İş'ten İHO açıklaması

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, imam hatip ortaokullarına kayıt yaptıran öğrencilerin, Kuran kurslarında verilen hafızlık eğitimini almaları durumunda okula 1 yıl geç başlayabilmelerine olanak sağlayan düzenlemesinin iptali için Danıştay’da dava açtık.

A+A-

Milli Eğitim Bakanlığı’nın, imam hatip ortaokullarına kayıt yaptıran öğrencilerin, Kuran kurslarında verilen hafızlık eğitimini almaları durumunda okula 1 yıl geç başlayabilmelerine olanak sağlayan düzenlemesinin iptali için Danıştay’da dava açtık. 

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 31. maddesi, 21.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 15. maddesi ile değiştirilmiştir.

Değişiklik kapsamında, “hafızlık eğitimi”adı altında içeriği, kapsamı ve niteliği bilinmeyen bir olgu eğitim sistemine sokulmuştur. Dava konusu yönetmeliğin kanuni dayanağı 30.03.2012 kabul tarihli, “6287 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” dur.  Dayanak kanuni düzenleme incelendiğinde görüleceği üzere tanımlanan eğitim tipine kanunda yer verilmemiştir. Yönetmelik değişikliği ile kanun amaç dışı genişletilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı, imam-hatip ortaokuluna kayıt yaptıran veya devam eden öğrencilerden, hafızlık eğitimine başladığını belgelendirenleri ayrı bir statüye koyarak, aynı okulda eğitim görenler de dahil olmak üzere, onları, diğer öğrencilerden ayrıcalıklı bir hale getirmiştir. Bu öğrencilere, devamsızlık yaparak yıl sonunda sınıf geçme hakkı tanınmıştır. Her şey bir yana, yönetmelikte hafızlık eğitiminin niteliği tanımlanmadığı gibi, bu eğitimin, kim ya da kimler tarafından, hangi koşullarda verileceği, eğitim sonunda öğrenci başarısının hangi ölçütlere göre belirleneceği hususları tam bir muammadır. 

Sonuç olarak Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim kurumları Yönetmeliğinin 31.maddesinin a bendinde yer alan “ ve hafızlık eğitimine başladığını belgelendirenlerden” ibaresi ile“ hafızlık eğitimi alanlar bu eğitimleri süresince” ibaresinin öncelikle yürütmesinin durdurulması, sonrasında iptali için Danıştay'a dava açtık.  

EĞİTİM-İŞ MERKEZ YÖNETİM KURULU

Genel Başkan Veli Demirin İHO açıklaması:

AKP, imam hatip ortaokullarına öğrenci kaydettirmek amacıyla valilikler, kaymakamlıklar, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, belediye başkanları, milletvekilleri hatta cami imamları aracılığıyla başlattığı kampanyalara hız verdi.

İmam hatip okullarına kayıtların, sokaklara asılan pankartlara, cuma hutbelerine konu olması ve bazı Milli Eğitim Müdürleri aracılığıyla başlatılan promosyon kampanyalarının ardından, ön kayıt formlarının da camilerde toplandığı ortaya çıktı. Basında yer alan haberlere göre, Türkiye İmam Hatip Dostları (TİHAD) adlı bir grup, İHO’lar için hazırladığı örnek ön kayıt formlarının cami imamlarına verilmesi halinde kayıtların takip edileceğini açıkladı.

Bu ve benzeri kampanyalar, 4+4+4 sisteminin bir eğitim reformu değil, ulusu “ümmet” yapma girişimi olduğunu ortaya koymuştur. Cami imamlarının, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar içinde ayrımcılık yaparak, diğer okulları hedef gösterir biçimde cuma hutbesinde söylemde bulunması, eğitim sistemimizin içinde bulunduğu durumu göstermektedir. Bütün bunlar, temel ilkesi laiklik olan eğitim sistemimizin, devlet eliyle tekrar çok başlı hale getirilerek, medrese-mektep ikilemine sokulması çabasıdır. Görülüyor ki, Milli Eğitim Bakanlığı ve okullarımız, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve müftülüklerin hizmetinde olması gereken kurumlar olarak değerlendirilmektedir.

Yapılanlar Başbakan gibi, Milli Eğitim Bakanı’nın da normal okullarla, imam hatiplere aynı gözle bakmadığını da ortaya koymuştur. Ülkemizin okullarının tekrar bölünüp, ayrıştırılmaya çalışılması ve bunun bizzat Milli Eğitim Bakanlığı aracılığıyla yapılması düşündürücüdür. Tüm okulları geliştirip cazip hale getirmek MEB’in yükümlülükleri arasındayken, çocuklarımızın geleceğini ilgilendiren önemli bir konunun, böyle kampanyalara alet edilmesi doğru değildir.

Milli Eğitim Bakanlığı’na hatırlatırız, okullarımız bilimsel ve laik eğitim ilkeleri çerçevesinde eğitim verilmesi gereken kurumlardır. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve bağlı kurumların, okullara yönelik bu tür müdahaleler yapması kabul edilemez.

Milli eğitim sistemimizin temelini oluşturan Tevhid-i Tedrisat Yasası’nı, Atatürk ilke ve devrimlerini, Anayasanın değişmez hükümlerini, Milli Eğitim sisteminden dışlamaya çalışan bu tür girişimler karşısında tüm duyarlı kesimleri tavır almaya ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.  

Veli DEMİR

Eğitim-İş Genel Başkanı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.