1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. Doğu Anadolu’da yeni bir alttür keşfedildi
Doğu Anadolu’da yeni bir alttür keşfedildi

Doğu Anadolu’da yeni bir alttür keşfedildi

Doğu Anadolu’da yaşayan turnaların dünyadaki tüm turnalardan farklı bir alttür olduğu keşfedildi. Anadolu dağ turnalarının diğer turnalardan en önemli farkı başlarında kırmızı bir leke bulunmaması.

A+A-

Doğu Anadolu’da yaşayan turnaların dünyadaki tüm turnalardan farklı bir alttür olduğu keşfedildi. Anadolu dağ turnalarının diğer turnalardan en önemli farkı başlarında kırmızı bir leke bulunmaması. 20 çiftten az sayılarıyla dünyanın en nadir turnası olduğu ortaya konan Anadolu dağ turnası (Grus grus archibaldii) Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Muş, Sivas ve Van’da yaşıyor. Anadolu dağ turnası çok az sayıda Kafkasya ülkelerinde de görülüyor.

Doğa Derneği, IUCN (Uluslararası Doğa Koruma Birliği) bünyesinde, nesli kritik derece tehdit altında olan türler arasına ‘Grusgrusarchibaldi’ ya da ‘Anadolu Dağ Turnası’ adıyla bir turna türünü kaydettirme işlemlerine başladı.

ÜREME ALANLARI BİTMEK ÜZERE

Her sene Mart ayından itibaren ülkemize gelen ve kendini koruma içgüdüsü ile 1.300 metre ile 1.700 metre rakımda, sulak ve sazlık alanları tercih eden bu turna türünün ülkemizde 2010 ve 2012 yıllarında yapılan saha çalışmalarında ülkemizdeki toplam nüfusunun her sene belirgin azaldığı tespit edildi. Ayrıca ülkemizde yüksek mevkilerde bulunan sazlık sulak alanların da, hayvan otlatma amacıyla sulak alanın drenaj edilmesi, sazların yakılması ya da bu doğal sulak alanların tavuk çiftliği, maden, atık atma gibi nedenlerle kirlenmesi nedeniyle, her sene sayılarında belirgin bir düşüş gözlemleniyor.

Bu türün yuva sınırlarını korumaya çalışması nedeni de, insanoğlunun yarattığı olumsuz etkilerin üzerine, neslin kritik seviyede yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olmasını etkiliyor. Anadolu Dağ Turnası, her bir sazlık sulak alanda genelde bir ya da en fazla iki yuva barındırabiliyor.

Türkiye’de Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Muş, Sivas ve Van’da yaşayan Anadolu Dağ Turnası, bu bölgelerde yapılan baraj, yol çalışmaları ve sulak alanları kurutup yeni otlaklar elde etme uygulamaları nedeniyle ciddi tehdit altında olarak yaşamını sürdürmeye çalışıyor.

Adına türküler yakılmış olan turnaların farklı bir alt türü olarak kabul edilen Anadolu Dağ Turnasının koruma altına alınabilmesi ve bu nadir türün, her canlının hakkı olan neslini devam ettirme şansına sahip olması doğa bilimcilerin önümüzdeki yıllarda üstelenecekleri yeni bir misyon olarak görülüyor.

Köylü vatandaşların bilinçlendirilmesinden yumurtaların korunma önlemlerinin alınmasına, sürekli gözlenerek yaşamsal tehditlerinin ortadan kaldırılmasından, gerekirse gurbette korunma (ex-situ)imkanlarının araştırılmasına kadar doğa ve insan odaklı çalışmalar yürüten bilim adamları ve doğa dostlarının çabaları bu nedenle hayati bir önem taşıyacak.

BOZULAN DOĞAL ORTAMLARI

Genelde doğasına sahip çıkan yöre insanları, otlak alanın artması amacıyla sulak alanda drenaj kanalları oluşturarak sulak alanın tamamen olmasa da kısmen kurutulmasında maalesef olumsuz rol oynuyorlar. Halbuki, aynı yerde daha önceden kurutulan alandan kısa bir süre için otlak alan olarak faydalanabiliyorlar ve bu kuruttukları alan, belli bir sürede çoraklaşıyor. Kısacası, doğa öcünü alıyor.

Bu konuda, yerel otoritelerin, bu tesisleri taşıma planı veya arıtma tesisleri kurulmasına yönelik, en kısa sürede çalışma yapması bekleniyor. Çünkü sulak alanın kaybı bugün turnaların ve içinde yaşayan diğer canlıların kaybı, yakın bir gelecekte de yerel vatandaşların kaybı olacak…

Doğa Derneği, bu gibi durumlarda, o bölgeyi en iyi koruyacak kişilerin o bölgede yaşayan ve soluk olan insanlar olduğunu biliyor.  Okullarda bu alanlarda yaşayan canlılar ve bizim hayatımız için onların korunmasının önemini eğitimlerle anlatıyorlar. Keza üniversitelerin olduğu yerlerde, üniversite öğrencilerine de bilinçlendirme ve bilgilendirme çalışmaları yapılıyor.

Ayrıca, bölgede yer alan Valilik ve Kaymakamlıklar, Belediyeler, Orman ve Su İşleri Bakanlığının bölgede yer alan kurumlarından da bu konuda destek olmaları isteniyor. Yerel kanaat önderlerinin, bölgenin geleceği ve içinde yaşayan tüm canlılara olan duyarlılığı ile, yerel halka da örnek olmaları açısından önemi büyük.

KORUMA ÇALIŞMALARINDA ULUSAL VE ULUSLARARASI GÜÇBİRLİĞİ

Uluslararası koruma çalışmalarında, nesli son derece kritik seviyeye inmiş türlerin korunmasına yönelik, sadece doğasında/yerinde (in-situ) çalışmalar yeterli olmayabiliyor. Belirlenmiş kriterler bazında, yerinde korumanın yetmediği durumlarda, neslin devamı açısından, gurbette/sılada (ex-situ) koruma yöntemleri de devreye alınması gerekiyor.

Bu çerçevede, Doğa Derneği, saha tespit çalışmalarına devam ederken, Darıca Faruk Yalçın Hayvanlar Alemi ve Botanik Bahçesi, CRAX (Belçika’da bulunan Uluslarasası Turna Koruma Vakfı ile Almanya’da bulunan ve dünyanın en büyük kuş cenneti olan WaldsrodeVoegelpark Hayvanat Bahçesinden de muhtemel desteklerini almak için temaslara başladı. Çünkü bu neslin yok olması açısından süre kritik seviyede önemli. İnsan faktörünün neden olduğu olumsuz yaşam ortamları nedeniyle yok olmaya yüz tutan Anadolu Dağ Turnası için, doğal yaşam olanaklarının kritik seviyede olduğuna karar verildiğinde , türün özellikle yaşayan gen merkezleri olan Hayvanat Bahçeleri’ndede, koruma altına alınması zorunlu hale gelebilecek.

Misyonları gereği nesli tehdit altında olan türlerin, korunmasına ve çoğaltılarak nüfuslarının artmasına destek olan Hayvanat Bahçeleri ve Koruma-Kurtarma Merkezleri sayesinde bu ve benzeri nadir türler yaşamlarını doğal ortamlarına en yakın ortamlarda sürdürebiliyorlar.

2010 yılından sonra, bu sene Mayıs ayında yapılan saha analiz ve gözlem çalışmalarına Doğa Derneği’ne, Darıca’dan Faruk Yalçın Hayvanlar Alemi ve Botanik Bahçesi, Almanya’dan WaldsrodeVoegelpark ve Belçika’dan CRAX bilgi ve tecrübeleri ile ve naçizane fon desteği katkılarıyla destek olmaya başladılar. Temmuz ayında yapılacak tespit edilen yerlerde ve olası diğer üreme ve beslenme alanlarındaki nüfusun tekrar sayılması, yuva ve yavru sayılarının tespit edilmesi Temmuz ayında yapılacak. Daha sonra ise, bu tür ile ilgili bir koruma programı planlanacak.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.