1. HABERLER

  2. SENDİKA

  3. Din Görevlileri Külliyede Buluştu
Din Görevlileri Külliyede Buluştu

Din Görevlileri Külliyede Buluştu

Din Görevlilerine değer verdiklerini gösteren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a da sonsuz şükranlarımızı arz ederiz.

A+A-

1-7 Ekim tarihlerinde kutlanan Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle “Din Hizmetine Adanmış Ömürler” temasıyla Din Görevlilerinin ön plana çıkarılmasına vesile olan başta Sayın Diyanet İşleri Başkanımız Prof.Dr.Ali ERBAŞ olmak üzere başkanlığımızın tüm yetkililerine şükranlarımızı arz ederiz.

Bu anlamlı haftada milletin evinin kapısını açmak suretiyle Din Görevlilerine değer verdiklerini gösteren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a da sonsuz şükranlarımızı arz ederiz.

Diyanet İşleri Başkanlığımızın saygıdeğer çalışanları yanında 81 vilayetimizde temsilci olarak Milletin Evine misafir edilen hocalarımızın nezdinde, teşkilatımızda görev yapan tüm diyanet mensubunun da bu anlamlı haftalarını tebrik eder hayırlara vesile olmasını dileriz.

Söz konusu hafta dolayısıyla din görevlilerine hitap eden Sayın Cumhurbaşkanımızın sözleri üzerinde her bir diyanet mensubunun çok düşünmesi ve ona göre yol haritasını belirleme çabası içerisine girmesi çok önem taşımaktadır. Elbette yurdumuzun her tarafında sayıları azımsanmayacak kadar görevini müdrik hocalarımız sorumluluklarının farkında olarak gecesini gündüzüne katmaktadır. Bu ulvi görevlerini sadece görev yaptıkları camilerin sınırlarından çıkarak köylüsüyle, mahallelisiyle, ilçesiyle ve iliyle hemhal olan hocalarımızın varlıkları bilinmektedir. Ancak özellikle Sayın Cumhurbaşkanımızın belirttikleri gibi, 140 bin sayıya sahip muazzam bir ordunun olduğu ülkede cehalet ne gezmeli? Tecavüz olaylarının artması, ticari ahlakın dejenere olması, kardeşlik duygularının yara alması, vatan, millet, bayrak ve devlet düşmanlıklarının ortadan kaldırılamaması, asrın idraki İslam’ı gönüllere daha fazla nakşedilemeyişinin ve İslam Dininin öğretililerinin hayat manzumesi haline getirilemeyişinin muhasebesinin din görevlileri tarafından muhasebe edilmesi tüm din görevlilerine ciddi manada ödev olması ihtiyacı hâsıl olmuştur. Zira Sayın Cumhurbaşkanımızın yapmış oldukları veciz konuşmalarındaki çıkarılması gereken mananın bu olduğuna inanıyoruz.

Esasında üzerinde durulması gereken ve çıkarılması gereken manalardan birisinin de kuruma olan aidiyet duygusunun muhakeme edilmesidir. Filhakika gündem maddesi olan tüm konular şüphesiz taraflarının gösterdikleri çabalar neticesidir. Faaliyetleriyle kamuoyunun ilgisini çekip uğraş verdikleri herhangi bir kurumun, kuruluşun, organizelerin ve çalışma alanlarının rantabl hale getirilmesi elbette çalışanların eseridir.

O halde, 140 bin görevlisiyle muazzam bir orduya sahip olan Diyanet İşleri Başkanlığı neden eleştirilir olmaktan kurtulamamaktadır?

Üzerinde durulması gereken soru bu olsa gerek?

Pekâlâ neden?

Bu sorunun cevabını birkaç başlık altında kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Şöyle ki:

EĞİTİM VE DİN HİZMETLERİNE HAZIRLAMA VE HAZIRLANMA

Diyanet İşleri Başkanlığında görev alan saygıdeğer hocalarımızın tamamına yakını İmam-Hatip Lisesi mezunu olmak üzere çoğunluğu ise İlahiyat Ön Lisans ve İlahiyat Fakültesi mezunlarıdır. Gerek İmam-Hatip Lisesi müfredatı gerekse de İlahiyat Fakültesi müfredatları temelde din görevlisi hazırlama anlayışı ne derece hayat bulmaktadır? Filhakika gözüken tabloya bakıldığında hiçbir İmam-Hatip Lisesi ve İlahiyat Fakültesinin derdi Camilere görevli hazırlama olmadığı aşikârdır. Diğer taraftan, İmam-Hatip Liselerine giden öğrenciler de camilerde görev yapmanın iştiyakı ile eğitimlerine devam etmemekteler. Genelde ailelerin yönlendirmesi özelde kişilerin tavsiyeleri üzerine İmam-Hatip Liseleri tercih edilmektedir. O halde camilere görevli hazırlamak için İmam-Hatip Liselerinin ihtisaslaşma sınıflarının oluşturularak temelden din görevlilerinin yetiştirilmeleri ve hazırlanmaları cihetine gidilmelidir.

AİDİYET VE DİĞERKÂMLIK

Kendi tarlasında, bağında, bahçesinde, inşaatında vs… çalışan kişi şüphesiz kendi bağını, bahçesini, tarlasını ve inşaatını imar ve tamam etmiş olur. Tüm kurumlar da aynen bu manadan olmak üzere ele alınır. Oysa maaşını ve ücretini bir yerde alıp tüm enerjilerini başka yerlerde harcayan ve tüketen hiçbir fert kendi bağını-bahçesini asla imar edemez. O halde maaşını ve ücretini Diyanetten alan görevlilerin enerjilerini görevlisi oldukları kurumun ali menfaati doğrultusunda harcamaları hayata geçirilmelidir.

SİYASALLAŞMA

Her ferdin benimsediği, hoş gördüğü ve tasvip ettiği siyasi görüşü elbette vardır. Bu insan olmanın tabii bir sonucudur. Diyanette görev alanların görevlerini etkileyici, gücünü ve tesirini ortadan kaldırıcı siyasallaşmaya kati surette müsaade edilmemelidir. Çünkü siyasilerin hedefi, kendi ideolojileri doğrultusunda ülkeyi yönetmektir. Lakin Din görevlisinin hedefi birlikte yaşadığı toplumun ahlaki melekelere sahip olmalarını ve manevi duygu ve inançların hayatın yaşam biçimi halini almasıdır.

TEMSİL

Diyanet İşleri Başkanlığında her kademede görev yapan personelimizin toplumun tamamının gözünde bir idol haline gelmesi olmazsa olmazımızdır.

Saygılarımızla

Mustafa ÇOPURSUZ
Tüm Memur-Sen Konfederasyonu ve
Diva-Sen Genel Başkanı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.