1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. DES ten 2012 – 2013 eğitim öğretim yılının değerlendirmesi
DES ten 2012 – 2013 eğitim öğretim yılının değerlendirmesi

DES ten 2012 – 2013 eğitim öğretim yılının değerlendirmesi

Sona eren 2012 – 2013 eğitim öğretim yılını değerlendiren Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı sendika binasında yaptığı basın açıklamasında bulundu.

A+A-

Sona eren 2012 – 2013 eğitim öğretim yılını değerlendiren Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı sendika binasında yaptığı basın açıklamasında özetle şunları kaydetti:

61 bin civarındaki okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 17 milyon öğrenci, 14 Haziran Cuma günü karne alarak yaz tatiline giriyor. 850 bin öğretmen ise iki hafta sürecek seminer döneminden sonra tatile çıkacak. Üniversitelerde işin içine katılırsa 20 milyonun üzerinde öğrenci ve bir milyonu aşkın eğitim çalışanı uzun bir yaz tatiline gün saymaya başladı.

 

ESKİ TAS, ESKİ HAMAM…

Bu eğitim öğretim yılında da, eğitim çalışanlarının, öğrenci ve velilerin yaşadığı yıllanmış sorunların çözümüne dair verilen sözler ve vaatler unutulmuş, yamalı bohçaya dönmüş eğitim sistemi bu yıl da sorunlarıyla baş başa bırakılmış, öğrenci ve velilerin sesleri ve eğitim çalışanlarının talepleri duymazlıktan gelinmiştir.

 

Tarafsız ve demokratik bir açıdan eğitim politikalarını değerlendiren sendikamızın objektif penceresinden bakıldığında; Türkiye’de her eğitim öğretim döneminin, sorunların azalması anlamında bir öncekinden farklı yaşandığını söylemek güçtür. Türkiye’de eğitim sistemi, ilköğretimden başlayarak üniversite sonrasına kadar, kelimenin tam anlamıyla sınavcı, ezberci ve dershaneci niteliğini kaybetmemiştir.

 

ÖĞRENCİ DE, VELİ DE MEMNUN DEĞİL

Onursuz bir yarış sistemi içerisinde bocalayan öğrencileri birbiriyle rekabet eden değil, onları akademik, sosyal ve duygusal anlamda her alanda geliştiren, çok yönlü bilgi ve beceri kazandırıcı, kaliteli, eşitlikçi, demokratik, parasız ve bilimsel bir eğitim anlayışı benimsenmelidir. Kamudaki en düşük maaş reva görülen öğretmenler ve diğer tüm eğitim çalışanları yoksulluk sınırında yaşamaktadır.  Türkiye büyüme rekorları kırsa da öğretmenlerin yoksullaşma süreci durdurulmamış,  eğitim çalışanlarının makûs talihi değişmemiştir.

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nda devrim niteliğinde önemli  çalışmalar yapılmıştır ve yapılmaktadır. Çağın en önemli bilgi ve iletişim teknolojisi bilgisayar ve internetin ulaşmadığı bir okul hemen hemen kalmamıştır. Müfredat yapılandırmacı bir anlayışla yeniden düzenlenmiştir. E-devlet  uygulaması kapsamında MEBBİS, e-okul ve daha ileri uzaktan eğitim çalışmalarına geçilmiştir.

 

BİRTAKIM OLUMLU İŞLER YAPILSA DA YETERLİ DEĞİL

Fakat derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı standardı ila 4+4+4 sisteminde yeni bina ve derslik ihtiyacı artmıştır. Yapılan okullar, sayısal olarak çoğalmış, derslikler projeksiyonlar, laptoplar ve Fatih projesi kapsamında akıllı tahtalar ve öğrencilere verilen tablet bilgisayarlar önemli projelerdir.

 

Fakat eğitim alanında yapılan hiçbir yenilik öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının desteği olmadan başarı sağlayamaz. Ekonomik sorunlar altında bunalmış, atama, görevde yükselme ve terfilerde hakkı yenildiğine inanmış bir eğitim ordusundan verim ve performans beklemek ne kadar mümkündür? Ayrıca, eğitim sistemimizin kaderine eğitimden anlayan, liyakatli eğitimciler yön vermelidir.

 

ÖĞRETMENLİKTE ÜCRETLİ, VEKİL GÖREVLENDİRMESİ SAĞLIKLI DEĞİLDİR

Ücretli-vekil öğretmenlerin iş güvencesinden yoksun ve düşük ücretle çalışmaya mahkûm edilmiştir. Türkiye'de yetişmiş, nitelikli ve deneyimli eğitim kadrolarını mesleğine küstürerek emekliğini teşvik etmek ve getirilecek eğitim kadrolarını ücretli-vekil olarak istihdam etmenin Türkiye için büyük bir kayıp olduğunu düşünüyorum. .

 

İŞSİZ ÖĞRETMENLER BİRAN ÖNCE ATANMALIDIR

Ülkemizde  lisans KPSS ile 4 yıllık tüm üniversite mezunlarını kapsayan atamalar yapılmaktadır. 4001 kodu ile alım yapılan yani uzmanlık gerektirmeyen memurlukların bazıları 4001 kodundan çıkarılmıştır. KPSS'den yüksek  puan  almalarına karşın kurumların kendi kodlarını kullanamaması sebebiyle 300 binden fazla işsiz gencimiz mağdur durumdadır. Bu nedenle biran önce ve tasarlananın en az iki katı oranında öğretmen atanması yapılmalıdır. Öğretmenlere ve eğitim bileşenlerine karşı nazik ve pozitif tutumlarıyla takdir toplayan Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’nın işe zihniyet değişimi ile başlaması ve eğitimde muhtevaya dair reformları gündeme getirmesi gerekiyor. Eğitimde kendi referans sistemlerimizin kurulmaya başlanması ve ders kitaplarının ve eğitim materyallerinin kendi medeniyet anlayışımızla, bilimsel ve nitelikli bir ruhla yeniden yazılması için mevcut eğitim düzen ve anlayışının reform ve revize edilmesi gerekiyor.

 

ÖĞRETMENLER BEKLEMEKTEN SIKILDI

Bütün öğretmenlerimiz il içi, il dışı tayin, alan değişikliği, yönetici atamaları, eş özrü tayinleri gibi önemli hususlar hakkında bakanlıktan haber beklemektedir. MEB’in kendi personeline sahip çıkması ve mesleki saygınlığını artırması gerekir. Tükenmişlik noktasına gelen öğretmenlerimizin mesleki, özlük, demokratik ve ekonomik sorunlarını ivedilikle çözmesi gerekir.

 

YÖK, KÖSTEK DEĞİL DESTEK OLMALIDIR!

YÖK halen demokratik ve özgürlükçü bir yasa hazırlayamamıştır. Üniversite hocalarımız ve öğrenciler YÖK’ün hal ve gidişatından memnun değillerdir. Üniversitelerimiz küresel rekabete katılabilen, dünyaya açık ve sivil toplumun beklentilerini karşılayan dinamik kurumlar olmalıdır. Üniversite öğrencilerimiz dünyanın değerlerini tanıyan, gelişmelere ve yeniliklere duyarlı, teknolojiye hâkim, hem ülkesinde hem de başka ülkelerde kendini ispat edebilen bireyler olarak yetişmek istemektedirler.

 

MİTİNGLER, BİR MİLYON LYS ADAYINI MAĞDUR ETMEMELİDİR

Bu hafta sonunda, özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir’de Gezi Parkı eylemlerine destek vermek yahut tepki göstermek amacıyla büyük eylem ve mitingler yapılacak. Tarihi aylar öncesinden belli olan bir milyon üniversite giriş sınavı, LYS adayları bir yıldır bu sınava hazırlanıyor. Gençlerimizin geleceğini her şeyden daha çok önemsiyor, miting ve eylem yapacak parti ve grupları bir LYS adayı genci dahi mağdur edecek tutum, davranış ve koordinasyonsuzluğa karşı dikkatli ve itinalı olmaya davet ediyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.