1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. DES; Gençliğe Eve Dönüş Yolu Çizilmelidir!
DES; Gençliğe Eve Dönüş Yolu Çizilmelidir!

DES; Gençliğe Eve Dönüş Yolu Çizilmelidir!

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Gezi Parkı Eylemleri'nin 3. haftasında sokaktaki gençlere 'Evine dön!' çağrısını yineledi.

A+A-

Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Gezi Parkı Eylemleri'nin 3. haftasında sokaktaki gençlere 'Evine dön!' çağrısını yineledi. Avcı “Duyarlı kanaat önderleri ve onların sağduyu çağrılarında paydaşız. Bu çağrılara ekliyoruz; Başbakan Sayın Erdoğan, çıkmaz sokaklarda dolaşan bu gençlerin eve dönüş yolunu çizmelidir”dedi.

Gezi Parkı Eylemleri’nin bir süredir demokratik halk hareketlerinden sıyrıldığının altını çizen Gürkan Avcı, “Meydanlardan ara sokaklara taşınan eylem, karanlıklara kucak açmış durumdadır. İstanbul’da, Ankara’da çeşitli illerimizde sokakların ateşi yükselmiştir. Kahir ekseriyeti 15–25 yaş aralığındaki gençlerimizin, bu ateşle havaleler, sıtmalar geçirmelerine izin veremeyiz. Eylemin ilk günlerinde ‘Ben de varım, büyüdüm!’, coşkusuyla sokaklara dökülen, toplumsal kimlik sahibi olma hevesindeki çocuklarımız gün be gün halktan, iyi dostlardan koparılıp çok çehreli ve tehlikeli çıkar odaklarının dostluğu ile tanışmak üzere. Başbakan Sayın Erdoğan’ı, sesimizi duymaya, sözümüzü dinlemeye, ferasetle hareket etmeye ve bir büyük göreve çağırıyoruz” dedi.

Türkiye’nin her zamankinden daha büyük bir akılla derin tertibi anlamaya, orta yol bulmaya ve empati yapmaya ihtiyacı olduğunu kaydeden Avcı, “Bu çocuklar yakın tarihimizdeki kara lekeleri, darbe utançlarını, ebeveynlerinin çektiği politisazyon acılarını dinleyerek büyüdüler. Geçmişi okudular, izlediler. Demokratikleşme öncesi fişlenme anılarını dinlediler. Şimdi bu çocuklar aynı kaygılarla köprüleri yakmış olmanın sancılarını yaşayacak. Afişe olmanın korkusu da cabacı. Ortamlarda kent efsaneleri hüküm sürmeye başladı ve ‘eve dönüş yolu’ çetin oldu. Eyleme katılan gençlikte geleceğe, eğitim hayatına yönelik fişlenme mantığıyla, bir korku kültürü hükmü oluştu. Söz konusu korku kültürü, gençlerimizi dağlara çekerek, yıllarca Güneydoğu’daki acılara militan yetiştirdi. ‘’Dönüşün yok! Yeni dostların bizleriz!’’ diyerek ellerine silah verildi. Bu durumun batıdaki karşılığı, dağlar yerine malum evlerde, kendi kendini sürgün etmiş ve paronayalar içinde bir gençliktir. Bu zihniyete karşı bir an önce proaktif bir çözüm üretilmelidir” dedi.

SORUMLU BAKANLIKLARI GÖREVE ÇAĞIRIYORUZ

Mevcut hukuk devletine ve emniyet birimlerine güven duygusunun yinelenmesi gereğini vurgulayan Gürkan Avcı, söz konusu toplumsal sorunda, ilgili bakanlıkları ivedilikle görev başına çağırdı. “Milli Eğitim Bakanlığı’nı, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı gençlerin ateşini alma ve devlete güven telkini konularında acilen göreve çağırıyoruz. Yanlışların cezalandırılması hukuk devletinin olmazsa olmazıdır ancak sapla samanın ayrılması gerekiyor. Devletten ve erklerinden korku ve kopukluğa düşürülen genç bir kitle söz konusu. Köprüleri yakmak yanlışına düşürülebilirler. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yeni yeni köprüler kurması gerekiyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndaki ‘Gençlik’ ibaresini artık bu millet görev başında istiyor. Gençlik demek sadece sportif faaliyetler demek değil ki o konuda bile yeterli icraatlardan bahsedemiyoruz. Aynı şey Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’ndaki ‘sosyal’ tanımı için de geçerli. Sosyalin, toplumun kaynayan, dibini tutma tehlikesindeki tabanı, bir serinleme, takviye ihtiyacında” diye konuştu.

ÖTEKİLEŞTİRİCİ BEYANATLAR BİRLİĞİMİZE ZARAR VERİR

“Bu gençlik kazanılmazsa kullanıldığıyla kalacak! Bu gençliğin yabancı güç odaklarının değil, güçlü ve bağımsız Türkiye hedefi doğrultusunda Ankara’nın yanında saflarını sıkılaştırmasını sağlamamız gerekiyor” diye konuşan Avcı, sözlerine şöyle devam etti “Gerek sosyal medyada, gerek karşıt görüşlerde ve yöneten birimlerde, kişiler üzerinden hedef gösterme hukuksuzluğu başlamıştır. ‘Bunlar kötü çocuklar’ söylemlerine şahidiz. Kimlik oluşumu göz önüne alınırsa 15’inde 18’inde bir genç, kahir ekseriyette yönlendirme kurbanıdır. Gençlerimiz üzerinde yapılan ‘Bunlar-onlar’ edebiyatı, iyi-kötü çocuk yaftaları kimseye bir şey kazandırmaz. Ötekileştirme ve mahalle baskılarını meşrulaştırıp, nifak tohumları ekilmemelidir. Bu gençlerimizi gözden çıkarmak değil kazanmak esastır. Başta yönetenler, sivil toplum kuruluşları, eğitimciler, aileler, hepimize vazife düşüyor. Çıkmaz sokaktan, eve dönüş yolunu hep beraber çizelim ki gençlerimiz bir dahaki demokratik ve barışçıl hak arayışında daha bilinçli yer alabilsinler. Türkiye’yi yeniden büyük ve güçlü ülke yapma iddiasında olanlardan ‘yüzleşmeyi, anlamayı, şefkat ve sevgiyi’ tercih etmesini istiyoruz. Sayın Başbakana gerçekçi ve dostane bir şekilde söylemek isterim ki; yanında kibir ve haram anıtı gibi duran yıpranmış, itibarsızlaşmış kişileri ve onların telkin ve tavsiyelerini bırakarak basiretle, hoşgörüyle tüm toplumu kucaklamalı ve biran önce Türkiye’yi yeni ve daha büyük hedeflere taşımanın derdine odaklanmalıdır” dedi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.