1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. Almanya'da Türkçeye ilgi ve ihtiyaç var, ama düzgün konuşan yok
Almanya'da Türkçeye ilgi ve ihtiyaç var, ama düzgün konuşan yok

Almanya'da Türkçeye ilgi ve ihtiyaç var, ama düzgün konuşan yok

Almanya’da Türkçenin önemi giderek artarken, bu ülkede doğup büyüyen Türklerin anadillerini düzgün konuşamaması büyük bir avantajın değerlendirilmesini engelliyor.

A+A-

Almanya’da Türkçenin önemi giderek artarken, bu ülkede doğup büyüyen Türklerin anadillerini düzgün konuşamaması büyük bir avantajın değerlendirilmesini engelliyor. Türkçe kelime hazinesinden sonra düzgün telaffuzu da yitiren yeni neslin durumunu içler acısı bulan dilbilimciler, özellikle reklam ajanslarının Almanca aksanlı Türkçeyi ön plana çıkarmasından ise oldukça rahatsız.

Almanya’da Türkçe, özellikle ekonomi alanında taşıdığı önemden dolayı, iş çevreleri kadar pek çok siyasi için de teşvik edilmesi gereken konulardan biri haline geldi. Ne var ki, Türkçeyi Türkçe gibi konuşan Türklerin sayısının hızla azalması karşısında yıllar sonra gelen bu teşvikleri adeta bertaraf eder nitelikte.

Geçtiğimiz dönemlerde istatistiklerin hemen hepsi Türkçe dilinin üniversitelerde ve okullarda en çok tercih edilen yabancı dil olarak dikkate alındığını gösteriyor. Bu hafta Kuzey Ren Vestfalya (KRV) Eyaleti Eğitim Bakanı Sylvia Löhrmann da Türkçenin Almanya’da yaşayan insanlar için büyük bir şans olduğunun altını çizmişti.

Peki Türkçe çok şanslı bir dönemden geçerken konuşulan Türkçe hangi seviyede? Bu soruyu bugünlerde özellikle ofisinde Türk sekreter çalıştıran milletvekilleri, doktorlar, hukukçular ve Türkiye ile iş yapan işadamları soruyor. Ancak Almanya’da esaslı bir anadili eğitimi olmamasından dolayı Türkçe bilgisi, sadece aile ve arkadaş çevresinde öğrenildiği sınırlı kalıyor.

Anadil, özellikle Almanya’da doğup büyüyenler arasında ortama göre çok farklı bir şekilde inkişaf ediyor veya köreliyor. İkinci ve üçüncü nesil anne-babaların yarı Almanca yarı Türkçe cümleler kurması karşısında son neslin kullandığı Türkçe ise uzmanlara göre teşvik edilmekten hayli uzak. Kaya Yanar gibi topluma mal olmuş meşhur simaların Türkçe konuşmayı kimi zaman reddettiği veya bu dili kullanmayarak tamamen unuttuğunu söylediği bir zamanda çoğu anne-baba yaz tatilinde çocuğunu Türkiye’ye götüremiyor. Sebebi ise çocuklarının çok zayıf Türkçeleri yüzünden memlekete gitmeye utanması.

Almanya’daki yeni nesil Türkler Türkçe deyimlerden sonra kelimeleri de kaybetmiş durumda. Türkçe dersi öğretmeni Adem Kara, çocukların Türkçe dil seviyesinin son derece endişe verici durumda olduğunu söylüyor. Kara’ya göre çocuklar Türkçe temel bilgilerden yoksun ve sadece kulaktan dolma Türkçe ile yetiniyor.

Çoğu çocuğun anne-babası çalıştığı için Türkçeyi dedelerinden veya ninelerinden şiveli öğrendiğini belirten Türkçe öğretmeni, “Bir öğrencim doğru düzgün Türkçe konuşamazken, 'gömleği iliklemek' kavramını dedesinden duyduğu için biliyor, ama temel kelimeler hakkında bilgisi çok zayıf.” diyor. Kara’ya göre özellikle televizyon dizileri de Türkçesi bozuk çocuk sayısının artmasında önemli rol oynuyor.

Çocuk ve gençlerin dil sorunlarının Türkçeyi gramere ve kaidelere göre bilinçli bir şekilde öğrenmemesinden kaynaklandığını ifade eden Türkolog Zerrin Konyalıoğlu, “Bir kelimeyi nasıl duyuyorlarsa öyle kullanıyorlar. Kendi alfabelerini bilmeyen gençler bu dilde yazarken de Almanca alfabeyi kullanıyorlar.” diyor. Konyalıoğlu, çocuk ve gençlerin Almancada da benzer sorunlar yaşadıkları için ‘Kanakendeutsch’ (Türkçe-Almanca) adı verilen dili kullananların sayısının arttığını hatırlatıyor.
 Dili yanlış öğrenme ve kelime hazinesinin kısıtlı oluşunun yanı sıra göze en çok çarpan bir başka ayrıntı da çocuk ve gençlerin en basit kelimelerde bile belirgin telaffuz hatalarından kurtulamıyor olmaları.

Almanca aksanla Türkçe konuşanlara hitap etmek için reklamlarında bu dili kullanan reklam firmalarına tepki gösteren Konyalıoğlu, büyük firmaları sorumluluğa davet ediyor. Reklamcıların balığa göre olta attıklarını dile getiren dil bilimci, “Biz dil uzmanları olarak çocuklar iki dili de çok iyi bir şekilde öğrensinler diye uğraşırken, ‘önce Almanca öğrenilsin’ diyen siyasilere direnirken, şimdi de reklamcılar dil sorunları olan gençlerimize hitap eden reklamlar hazırlıyorlar. Koyun can derdinde, kasap et derdinde.” diyerek tepki gösteriyor.

Türkçe öğretmeni Adem Kara da reklamların Türk gençlerinin telaffuz hatalarını ön plana almasını ve bunun üzerinden rant elde etmeye çalışmasını etik bulmadığını ifade ediyor. CİHAN

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.