Advert
Cemaat, Tarikat ve Siyaset
Fatih Yokuş

Cemaat, Tarikat ve Siyaset

İslamiyet; Kabile hukukunun katı biçimde uygulandığı bir zaman diliminde ve Mekke gibi şehirde kardeşlik hukukunu sağlanmış, Medine ye hicret edildikten sonra orada kan davalı olan evs ve hazrec kabileri barıştırılmış, ensar ve muhacir kardeşliğini kurmuştur.

İslamiyet, gönleri kardeşlik hukuku ile fetih etmiş, af etme ve hoş görü ile taçlandırmıştır.

Huzurun İslam da, bir birine zulüm etmeyeceklerini, darda bırakmayacağını zulme uğradığında yalnız bırakmayacağını da dinimizin emirlerindendir.

Komşu açken tok yatılamayacağını, komşusu şerrinden emin olanın cennete gireceğini, komşunun komşuya varis gibi değerli olduğunu da İslamiyet bize öğretir.

İnsanların en hayırlısının insanlara en fazla hayrı dokunan olduğunu, kendi nefsi için istediğini başkası için de istemesi gerektiğini, imanın kamil olması için de birbirlerini sevmeleri dinimizin bir gereğidir.

Kardeşinin etini yemekten kaçındığı gibi giybetten kaçınılması gerektiği, ateşin odunu yaktığı gibi hasedin de iyiliklerini silip süpürdüğünü, hayırda bir birleri ile yarıştığını, birbirlerine iyiliği emir ve kötülükten men etmekte dinin gereğidir.

Kesinlikle adaletli olunmasın gerekli olduğu, ihsan ve akrabaya yardım edilmesi gerektiği, insanlar arsındaki üstünlüğün ancak takva ile olunacağını, Alim ile cahil arasındaki farkın, körle gören arasındaki fark kadar olduğu, öğrenme, öğretme veya ilimi ve alimi sevme de dinin bir emridir.

Günümüzde yeni ulaşılan evrensel değerlere baktığımızda isalamın temel değerleri ile örtüştüğünü görürüz.
Ancak günümüz İslam alemindeki Müslümanlara baktığımızda yukarıda saydığım değerlerin önemini yitirdiğini, muhabbet ve sevginin azaldığını görürüz.

Cemaat, tarikat, siyaset… İslam aleminde bir rahmet ve hizmet aracı olması gerekirken ayrışma ve bölünme aracı olmuştur.

Her cemaat, tarikat ve siyaset erbabı mensubu ile kardeşlik hukukuna dikkat ederken diğerlerini rakip görmesi hiçte hoş değildir.

Biz deme yerini ben almış, bende hakkım yerine ben hakkım fikri yer almıştır. Birbirlerini acımasızca eleştirmeler, hain, murted, birbirlerini öldürmeler, idam etmek için çaba harcar duruma gelmiştir.

Din düşmanları ve batı İslami eleştirirken Kur’an, hadis, fıkıh, Peygamber sallallahu aleyhi ve selem ile sahabeyi değil de mülümanları eleştirmeleri ayrıca dikkat edilmesi gerekendir.

Alemlere merhamet için gönderilen ve insanlığa rahmeti, sevgiyi hoşgörüyü sunan bir din nerede, birbirinin gırtlağına sarılan bu günkü Müslümanlar ne halde.

Hucurat suresı 11 ayet:
“Ey iman edenler! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da diğer kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi karalamayın, birbirinizi (kötü) lakaplarla çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir namdır! Kim de tövbe etmezse, işte onlar zalimlerin ta kendisidir.”

Medine dönemi peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selem münafıkları tanıyıp bildiği halde hiç birisini deşifre etmediği gibi kimseyi de cezalandırmamıştır.

Mekke müşrikleri ki Hz. Bilal (ra)i kızgın kumlarda dağlayan, Hz. Sümmeye’ yi şehit eden, Peygamber ve sahabesini kovup ve mallarına el koymuşlardı şimdi Mekke fetih edilmişti. Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selem intikam değil af etme yolunu seçmiştir.

Dinimiz İslam, kaynağı Kur’an ve sünnettir. Aklımızı başımıza almamız lazım, önce din kardeşliğinin tesisi için çaba harcamamız bizim cemat, parti, tarıkat, devlet ve milletimiz aynı olmayabilir, aramızda sıkıntılar sürtüşmeler olabilir, mademki Müslümanız o zaman kardeşiz diye bilmeliyiz. Dua ve Selamlarla..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kur'an Kursu Öğreticisi Alımı Ek Tercih Duyurusu
Kur'an Kursu Öğreticisi Alımı Ek Tercih Duyurusu
Aşere Takrib Kursiyer Seçimi Mülakat Tarihleri
Aşere Takrib Kursiyer Seçimi Mülakat Tarihleri