Site Sol Dik Reklam (DHBT)
25 Eylül 2017, Pazartesi 23:50 | 161 kez okundu | A+ | A-

Türkiye ile Azerbaycan Bir Millet İki Devlettir

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Türkiye-Azerbaycan Örneğinde İslam Dayanışması” başlığı altında düzenlenen uluslararası konferansın açılış programına katıldı.

Türkiye ile Azerbaycan Bir Millet İki Devlettir

Diyanet İşleri Başkanlığı, Kafkas Müslümanları İdaresi, IRCICA, Azerbaycan Cumhuriyeti Dini Kurumlarla İş Üzere Devlet Komitesi ve Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nin ortaklaşa düzenlediği konferansta, ‘İslam dünyasında siyasi, ekonomik, ilmi, kültürel ve manevi kalkınmada İslam dayanışmasının rolü’, ‘İslam dayanışmasını tehdit eden unsurlar olarak terörizm, aşırılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığıyla mücadele’, ‘Farklı kültür ve medeniyetler arasında karşılıklı etkileşimi güçlendiren bir unsur olarak İslam dayanışması’, ‘İslam dayanışmasına karşı bir girişim olarak 15 Temmuz darbe girişimi’, ‘İslam dayanışmasının genç nesillerin eğitimine ve manevi kalkınmasına etkisi’ konuları ele alındı.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2017 yılını ‘İslam Dayanışması Yılı’ olarak ilan etmesinden dolayı İstanbul’da düzenlenen ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in toplantıya ilişkin mesajları okundu.

Konferansın açılış seremonisinde konuşan Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, İslam dünyasının içinde bulunduğu durum göz önüne alındığında düzenlenen toplantının önemine işaret ederek, “Müslümanların özellikle günümüzde içine düştükleri buhranlar, problemler, maddi-manevi olumsuzluklar göz önüne alındığında tarihte hak ettiğimiz yerimizi almak ve medeni bir dünya kurmak üzere birbirimize olan ihtiyacımızı ve dayanışma içinde olmamızın gerekliliğini söylemek belki zait bir ifadedir. Bu bağlamda genel olarak Müslümanlar arasındaki dayanışmaya, özelde Türkiye-Azerbaycan arasındaki İslam iş birliği ve dayanışması hususuna dikkat çekmek üzere burada toplanmış olmamız pek manidar olup; şimdiye kadar yapılanlara işaret etmek ve bundan sonra yapılacakları niyete ve pratiğe almak üzere kararlılık göstermek fevkalade önem arz etmektedir” dedi.

Türkiye ile Azerbaycan’ın kadim bir tarihi olduğunu ve iki ülkenin ve halklarının kopmaz bağlarla birbirine bağlı olduğuna değinen Başkan Erbaş, konuşmasında şu hususlara değindi;

“Türkiye ile Azerbaycan bir millet iki devlettir…”

Bazı halklar ve ülkeler insanların gönlünde farklı yere sahip olur. Onun ismini duymak bile yüzlerde tebessüme vesile olur. İşte Azerbaycan bizim için böyle bir ülkedir. Sevinci sevincimiz, kederi kederimiz olan Azerbaycan’ımızla tarihin derinliklerinden gelen dostluk ve kardeşliğimiz,  1918 senesinde yaşanan zor süreçlerde kahramanlık destanına ve halk türkülerine dönüşürken; 1991’de Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke de Türkiye olmuştur. Bu iki ülkenin kardeşlik bağını ifade eden en beliğ söz ise; merhum Haydar Aliyev’in  “Bir millet iki devlet” sözüdür. Bu ifadenin sözde kalmadığını, ülkemizde 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan hain darbe girişiminde Azerbaycan halkının Türkiye’ye verdiği destekle ispatlamıştır. Milletimiz kardeş ülke Azerbaycanın desteğini de hiç bir zaman unutmayacak, daima hayırla yâd edecektir.

Milli-manevi değerlere sahip çıkmada, modern meydan okumalara ve tehditlere karşı birlikte hareket etmede, Türkiye ile Azerbaycan’ın dayanışmasının izleri görülmüştür…”

Türkiye’nin, Azerbaycan’ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke olarak tarihe geçmesiyle birlikte uluslararası ilişkilerimiz pek çok alanda ileri bir boyuta taşınmış, daha da derinlikli nitelikleriyle taşınmaya devam etmektedir. Azerbaycan Respublikası’nın bağımsızlığının hemen akabinde 1991 yılında tesis edilen diplomatik misyon bünyesinde, Diyanet İşleri Başkanlığımız da Bakü’de Din Hizmetleri Müşavirliğini açmış,  25 seneden fazladır din hizmeti ve eğitimi alanında karşılıklı dayanışma, yardımlaşma anlayışı içinde işbirliğini sürdürmektedir. Milli-manevi değerlere sahip çıkmada, modern meydan okumalara ve tehditlere karşı birlikte hareket etmede, Türkiye’nin İslam medeniyetinin korunması ve gelişimindeki müstesna tecrübesini kardeş Azerbaycan ile süreç içerisinde paylaşması gibi hususlarda hep bu karşılıklı dayanışmanın izleri görülmüştür. Türkiye-Azerbaycan arasındaki İslam dayanışmasının en güzel örneklerinden birisi Bakü Devlet Üniversitesi bünyesindeki İlahiyat Fakültesidir. Azerbaycan Respublikasının neredeyse kuruluşuyla birlikte karşılıklı protokollerle faaliyet göstermeye başlayan İlahiyat Fakültesinde aynı fakülte mezunu Azerbaycanlı gençler Türkiye’de yüksek lisans ve doktoralarını tamamlayıp hoca olarak göreve başlayana kadar Türkiye’den alanında uzman hocalar Diyanet İşleri Başkanlığımız aracılığıyla destek olmuşlardır. Türkiye-Azerbaycan arasındaki İslam dayanışmasının en önemli ve değerli örneklerinden biri de budur. Azerbaycan’ın 2017 yılını Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İslam Dayanışma Yılı olarak ilan etmesine de uygun düştüğüne inanıyoruz.

Terörün her çeşidine, İslamofobiye, bölücü aşırılıklara karşı dayanışma içerisinde olmak, ümmetimizin ve toplumlarımızın geleceği bakımından önem arz etmektedir…”

1996 yılında ibadete açılan İlahiyat Camisini özellikle zikretmek isterim. Camilerin varlığını devam ettirme noktasındaki olumsuz söylemlerin yerini huzurlu ibadet iklimine bırakması bizleri sevindirmektedir. Şehitlik Camisinin, yapılışındaki hatırasına uygun olarak faaliyet göstermesinin, en azından 5 vakit namaza ezanla birlikte açılmasının arzumuz olduğunu ifade ediyor, bunun aynı zamanda “2017 İslam Hemreyliği” yılı ideasıyla uyumlu olduğunu düşünüyoruz. Hulâsa; Bakü İlahiyat Fakültesi çerçevesindeki ortak ilişkilerin geliştirilmesi, farklı eğitim düzeyindeki ilişkilerin oluşturulması, hazırlayıcı kursların düzenlenmesi, ortak yayın politikası belirlenmesi ve belki de en önemlisi Avrasya İslam Şurasının geliştirilmesi önümüzde önceliklilerimiz olarak bizleri beklemektedir. Tecrübelerimizin paylaşılması bizleri daha güçlü kılacaktır. Birbirimizin derdini dert, sevincini sevinç olarak görmemizin bir eseri olarak kardeş Azerbaycan Devletinin Sayın Cumhurbaşkanını, Türkiye’yi bizzat ziyaret ederek halkımızın ve devletimizin yanında olan Şeyhülislam Allahşükür Paşazade’yi ve Sayın Mübariz Gurbanlı’yı 15 Temmuz FETÖ kalkışması karşısında verdikleri desteklerden dolayı teşekkürle yad etmek; şehitlerimiz için Azerbaycan camilerinde okutulan Kur’anları ve yapılan duaları minnettarlıkla anmak isterim. Terörün her çeşidine, ayrımcılığa, İslamofobiye, toplumu bölücü aşırılıklara karşı hem teorik ve düşünce hem de pratik alanlarda karşılıklı dayanışma içerisinde olmak, ümmetimizin ve toplumlarımızın geleceği, maddi-manevi inkişafımız bakımından fevkalade önem arz etmektedir.

“İki ülke arasındaki dayanışma ruhu, iş birliği, bilgi ve tecrübe paylaşımı daha da ileri ve kaynaştırıcı boyutlara ulaşacaktır…”

Bu toplantıda olduğu gibi karşılıklı ziyaretler ve toplantılar dayanışma ruhunun devam etmesi gerektiğine dair iki kardeş halkın ve devletin yürekten inandığını ortaya koymaktadır. Bundan sonra da aramızdaki dayanışmanın, iş birliğinin, bilgi ve tecrübe paylaşımının daha da ileri ve kaynaştırıcı boyutlara ulaşacağına olan inancımı belirtmek isterim. Bu vesileyle tekrar hepinize hoş geldiniz der, konferansımızın hayırlara vesile olmasını temenni eder, sizleri dünya başkenti İstanbul’da misafir etmekten duyduğumuz bahtiyarlığı bir kez daha ifade eder, hepinize en kalbî selamlarımı sunuyorum.

Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

SON DAKİKA HABERLERİ

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık