Site Sol Dik Reklam (DHBT)
11 Eylül 2017, Pazartesi 20:07 | 176 kez okundu | A+ | A-

Tahran'da Myanmar Protestosu Yapıldı

Arakanlı Müslümanlara yönelik vahşete tepki amacıyla Tahran'da bir araya gelen üniversite öğrencileri, BM temsilciliği önünde protesto gösterisi düzenlediler.

Tahran'da Myanmar Protestosu Yapıldı

Üniversite Öğrencileri Birliğinin çağrısıyla Tahran'da BM temsilciliğinin önünde toplanan üniversite öğrencileri, Myanmar hükümeti ve Budist çetelerin Arakanlı Müslümanlara yönelik zulmüne tepki gösterdiler.

Birçok öğrencinin katıldığı protesto gösterisinde öğrenciler, sık sık tekbir getirerek, BM'nin, kuruluş amacına uygun olarak ivedi bir şekilde Rohingyalılara yönelik zulmü durdurmasını istediler.

Müslümanların birlik ve beraberlik içinde olması halinde bu vahşetin olmayacağını belirten üniversite öğrencileri, İslam dünyasının Myanmar'daki Müslümanların yaralarını sarması gerektiğini dile getirdiler.

İnsan haklarını savunduğunu ileri süren uluslararası toplumun insan hakları iddialarının asılsız olduğunu ifade eden öğrenciler, sık sık zulme lanet getirirken, bu vahşetin arkasında terör rejimi İsrail ve destekçisi ABD'nin olduğunu söylediler.

Gösteriye katılanların soykırımı tel'in eden ve BM'nin sorumluluğunu yerine getirmesini istedikleri mektup, BM temsilciliğine teslim edildi.

Katılımcılara hitaben öğrenci temsilcileri ile İran parlamentosundaki milletvekillerinden bazıları konuşma yaptılar.

İsfehan Şahinşehr Milletvekili Hüseyin Hacı Ali Deligani, Müslümanların İslami sorumluğu olduğu kadar insani sorumluklarının da bulunduğunu, bu sorumluluk kapsamında bir yandan ortak askeri güç oluşturulması, diğer yandan yaşanan vahşetin durdurulması amacıyla önleyici adımların atılması ve onların yaralarının sarılması için insani yardımların ulaştırılması gerektiğini söyledi.

Deligani, "Bugün Myanmar'da bir grup Budistin işlediği cinayetlere şahit oluyoruz. Müslümanları öldürüyor, canlı canlı yakıyorlar. Kendi vatanlarından, yaşadıkları yerlerden avare ediyorlar. Biz de bir Müslüman olarak elimizden ne geliyorsa yardım etmeliyiz. Yardım için her alan ve her platformdan yararlanmamız gerekir. Biz feryatları duymak ve duyurmak istiyoruz. Zulüm altındaki Müslümanların feryatlarını duymamız ve başkalarına da duyurmamız gerekir. Bu alanda kendi güç ve imkânlarımızı birleştirmemiz gerekiyor. Zalimlere karşı mazlumların yanında yer alacak ortak bir ordu kurulması lazım. Biz Müslümanların güçlü, vahdet içinde zalimlere karşı bir güç oluşturmamız gerekir." dedi.

Konuyla ilgili duygu ve düşüncelerini paylaşan ez-Zehra Üniversitesi Psikoloji Bölümünden 3'üncü sınıf öğrencisi Masume Rahimiyan, Myanmar'da yaşanan vahşi cinayet ve soykırıma karşı dünyanın sessiz olduğunu belirtti.

"Yaşanan insanlık dramına hiç kimse tepki vermiyor"

Uluslararası toplumun sanki ölü sessizliğine büründüğünü anlatan Rahimiyan, "Yaşanan insanlık dramına hiç kimse tepki vermiyor. Müslüman ve insan oldukları onlar için önemli değil. En azından yaptığımız bu protesto ile belki BM sesimizi duyar. İnsanların kanlarının rengine göre değer vermek gibi bir anlayış kabul edilemez. Avrupalıların, Batılıların kanlarının daha parlak olduğu gibi bir anlayış kabul edilmez. Fransa, Almanya gibi Batılı ülkede bomba patlıyor ve insanlar ölünce dünya ayağa kalkıyor. Myanmar'da uzun süredir insanlar en vahşi şekilde katlediliyor, diri diri yakılıyor ama hiç kimsenin sesi çıkmıyor, hiç kimse buna itiraz etmiyor. Gündem bile oluşturmuyor. Bunlar insan değil mi?" ifadelerini kullandı.

"O masum insanların katledilmesine hiç kimsenin sesi çıkmıyor"

Batılı emperyalist ülkelerin, kendi çıkarları olduğu zaman harekete geçtiklerini anlatan Rahimiyan, şunları söyledi:

"Onlar için hangi ülkeyle iş birliği ve çıkar sağlamaları önemli. Myanmar'da katledilenlerin Müslüman olup olmadığı önemli olmadığı gibi insan olup olmadıkları da önemli değil. Orada masum çocuklar, tertemiz bedenler vahşi şekilde katlediliyor. O masum insanların katledilmesine hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Biz şunu çok iyi biliyoruz: BM sadece bir tabela oluşumudur. Gerçekte emperyalist güçlerin bir kurumudur. Dolayısıyla emperyalist güçlerin kontrolünde olan bir oluşum, onların çıkarları doğrultusunda hareket eder ve onların çıkarları doğrultusunda tavır alır. BM için mazlumların hiçbir değeri yok. İnsan haklarının, kendi çıkarları olduğu zaman bir anlamı oluyor. Irak ve Afganistan başta olmak üzere birçok bölgede insan haklarını iddia ederek müdahale etti. Afganistan ve Irak'ta en ağır darbeyi, en ağır zararları verdi. Irak, Afganistan, Yemen gibi bölgelerde insanları öldürüyor ama kimsenin sesi çıkmıyor. Biz, bunların gerçek insan hakları savunucuları olmadığını, BM'nin de bütün halkları ve ülkeleri temsil eden bir kurum olmadığını biliyoruz."

Çocuğuyla birlikte protesto gösterisine katılan öğrencilerden Meryem Zakirhani, masum ve mazlum Arakanlıların katledilmesine seyirci kalınmasını protesto etmek amacıyla bir araya geldiklerini söyledi.

"Vahşete karşı tepkiyi gösterecek ne varsa yapılmalı"

"Bu protesto ile mazlum Myanmarlı Müslümanların seslerini BM'ye duyurmaya geldik." Diyen Zakirhani, "Myanmar'daki Müslümanların unutulmadığını, onların seslerini duyduğumuzu anlatmaya geldik. Bizim de halk olarak yapabileceklerimiz var. Protesto bunlardan biri. Sosyal medya üzerinden Myanmar'daki mazlumiyeti dünyaya duyurmak gibi. Onların garipliklerini, masumluklarını duyurmak gerekir. İnsanlık dışı vahşete karşı tepkiyi gösterecek ne varsa yapılmalı. Batılılar, öldürülen hayvanlar için gözyaşı dökerken, Myanmar'daki insanların katliamına ve onlara yönelik cinayetlere kılları kıpırdamıyor." şeklinde konuştu.

"BM'den bir beklenti içinde olmamalıyız"

İnsanların bilinçlenmesinin hükümetlerin atacağı adımlardan daha iyi ve etkili sonuç vereceğini dile getiren Muhammed Kerim İsfehani ise "Ben öncelikle halkların bilinçlenmesi gerektiğine inanıyorum. Dünya genelindeki Müslümanlar bilinçlenir, duyarlılığını arttırırsa mücadelede başarı kazanılır. Bilinçlenirsek BM başta olmak üzere hiçbir emperyalist güç, bilinçli Müslümanlar, bilinçli halklar karşısında duramaz. Bugün BM, ABD'nin kontrolünde ve onun emirlerine göre hareket ediyor. BM'den bir beklenti içinde olmamalı, kendi imkânlarımızı ve gücümüzü harekete geçirmeliyiz." dedi. (Hamza Erdem - İLKHA)

Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık