Site Sol Dik Reklam (DHBT)
24 Ocak 2017, Salı 21:41 | 1368 kez okundu | A+ | A-

Satranç Oynamak Günah mı?

Emekli Din Görevli Fatih Yokuş, Cübbeli Ahmet Hoca'nın vaazı ile gündeme gelen satranç hususu ile ilgili bir yazı kaleme aldı. Satranç oynamanın İslami hükmü nedir?

Satranç Oynamak Günah mı?

Satranç: karşılıklı iki kişinin oynadığı ve her birisinin; iki Kale, iki at, iki fiil, vezir ve şahla beraber sekiz piyonu olan bir oyun. Ana hedefi Şahı ele geçirmek yani öldürmek ki buna mat denir ve oyun kazanılır.

Zeka gelişmesine katkısı, savaş stratejisinin geliştirildiğini ve faydalı olduğu söylense de, günümüzde bunun Yüzde yüz doğru olduğunu söyleyemeyiz.

Toplumun birçok kesimi tarafından ismi duyulmayan, duyulup mahiyeti bilinmeyen veya mahiyeti bilip oynamasını bilmeyen satranç, özellikle Cübbeli Ahmet Hoca Efendi'nin bu konudaki vazi, Ondan sonra Kanal D'deki Ahmet Hakan'ın Cübbeli Ahmet Hocaya vaz adı altında söylediği 4 nasihatla, herkesin gündemine oturdu.

Cübbeli Ahmet Hoca Efendi satrancın sıkıntılarını anlatırken, helal mi haram mı konusu gündeme oturdu.

Hanefi mezhebi, Ömer Nasuhi hoca:

"Tavla ve satranç gibi oyunlar, (tahrimen) harama yakın mekruhlardır. Yalnız imamı Şafi Hazretleri bir rivayete göre de imamı Ebu Yusuf Hazretleri satrancın mübah olduğunu söylemişlerdir. Fakat satrancın mübah görünmesi, kumar şeklinde oynamadığı ve bir vacibi terk etmeye sebep olmadığı takdirdedir. Değilse ittifakla haramdır. (İslam'da eğlence ve yarışma bölümüne bakılabilir.)

Yüce Allah:

"Bilin ki, dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs, aranızda karşılıklı bir övünme, çok mal ve evlat sahibi olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider). Tıpkı şöyle: Bir yağmur ki, bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (dünyadaki amele göre ya) çetin bir azap ve(ya) Allah’ın mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı, aldanış metaından başka bir şey değildir." (Zariyat 56)

Kuranı Kerim'de Ankebut ve Hadid sürelerindeki bazı ayetlerde, dünya hayatının oyun ve eğlence kısmınin zararlarına dikkat çeker.

Yüce Allah:

"O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır. O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır." ( Mülk 2)

Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezhepleri, satranç konusunda en iyimser görüşleri, tenzihen mekruh yani Helali yakın mekruh olanıdır. Zamanın öldürme, eğlence ve boşa harcama söz konusu olursa tahrimen mekruha, işin içerisine kumar veya vacibin Terki girerse bütün mezheplere göre ise ittifakla haramdır. Çünkü dinimizde zaman çok önemli Kuran'ın birçok ayeti zamandan bahseder ve Yüce Allah Assır ve Tin Suresi'nde zamanla yemin eder.

Şimdi ben de Ahmet Hakan'a diyorum ki;

1- Müslüman din alimleri, insanların dini her türlü sorularına cevap verdikleri gibi içlerinde öyle alimler vardır ki Avrupa'daki mevkidaşları olan papaz, haham ve rahip gibi din adamlarından ileridirler ve onlara dinlerini öğretebilecek bilgiye sahiptirler.

Ülkemizde bulunan diğer meslek erbapları mühendisler, doktorlar, polisler, askerler, öğretmenler... Avrupa'daki meslektaşları kadar bilgiye sahip midirler?

Olmadıklarına göre, zamanlarını oyun ve eğlence ile geçireceklerine, Avrupa'da ki meslektaşlarını ilmi alanda yakalamak ve hatta geçmek için hemen çalışmaya başlasınlar.

2- Avrupa'da papaz, haham ve rahipler insanları affetme cennette yer satma, kutsama, gibi yetkilerle ve geçmişlerinde engizisyon mahkemeleri olmasına rağmen, hiçbir ilerici veya meslek erbabı kendi papazını, hahamını küçük düşürmez ve suçlu görmez.

Bizde veya kendilerine ilerici gören insanlar artık Avrupalı gibi dini konuda bilgi sahibi olan kimselere karşı saygılı olup, onları küçük düşürücü ifadelerden uzak dursunlar.

Radyo, televizyon, tiyatro, sinema gibi kültürel alanlarda, hacı hoca tiplemeleri ile bu iki meslek erbabını aşağılayıcı biçimde lanse etmesinler.

3- Avrupa'da bilimi anlattığı için galileo idam edildi, ayrıca bilimin önünde en büyük engel, papaz, rahip ve haham olduğu halde, onlara gerici yobaz denilmemiştir.

Kur'an gibi bir kitap ve ilk emri olan "oku"; "hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" ayetlere sahip olan ilime ve bilime değer veren, hatta bu konuda yüzyıllarca önderlik eden bir dinin alimlerini küçük görmek geri kalmışlığın sebebi bilmekten artık vazgeçsinler.

4- Büyük günahlardan sayılan; yalan, dolandırıcılık, insan hak ihlalleri, öldürme, hırsızlık vb. gibi yüz kızartıcı suçlara bulaşan kişileri gösterim "işte Müslümanlar" deyip tüm müslümanları zan altında bırakmasınlar.

Öyle ise ben de derim ki:

Suçlama değil, kucaklama; ötekileşme değil, birleştirme; hor görme değil, insan olarak kabul etme çabası içinde olalım.

Herkes, kendi alanında en iyisi olma çabası içerisine girmeye, çağı yakalamaya ve hatta geçme yarışına girelim.

Editör: Mihrap Haber
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık