Site Sol Dik Reklam (DHBT)
24 Nisan 2017, Pazartesi 10:01 | 466 kez okundu | A+ | A-

Miraç Kandili Dualarla İdrak Edildi

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camiinde düzenlenen ‘Kandil Özel Programı’na Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez katıldı.

Miraç Kandili Dualarla İdrak Edildi

Recep ayının 27. gecesi olarak bilinen Miraç Kandili dolayısıyla yurdun tüm camilerinde kandil programları düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Camiinde düzenlenen ‘Kandil Özel Programı’na Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez katıldı.

Türkiye’nin ünlü hafızlarından Kur’an-ı Kerim tilavetleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı Tasavvuf korosunun seslendirdiği ilahilerin yer aldığı programda konuşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, ‘Camilerimizin sevinci, neşesi, süsü olan sevgili çocuklar’ diyerek başladığı sözlerine camiyi dolduran çocukların kandilini kutladı.

Miracın, milletin, İslam ümmetinin ve bütün insanlığın yeniden yücelmesine ve yükselmesine vesile olmasını dileyen Başkan Görmez, “Miracın, hem milletimizin hem İslam ümmetinin hem de bütün insanlığın yeniden yücelmesine, yükselmesine vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Mirac-ı Nebi ümmetin miracına vesile olsun. Esfel-i Sâfilîne düşmüş insanlığın yeniden Ala-yı İlliyyine, yücelerin yücesine çıkmasına vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.

Miraç gecesini en iyi şekilde ihya edebilmenin yolunun, İsra suresinde yer alan ilahi prensiplerin okunması ve hayata taşınması olacağını vurgulayan Başkan Görmez, insanlığı Esfel-i Sâfilînden Ala-yı İlliyyine ulaştıracak o yüksek Miraç değerlerini, Miracın evrensel ilahi prensipleri şeklinde nitelediği 16 ayeti şu sözlerle ifade etti;

“Miraç gecesini ihya etmeyi düşünüyorsak, İsrasuresindeki bizi Miraca yükseltecek o yüce değerleri okumamız gerekir…”

Allah’tan başka sakın ilah edinmeyin, Allah’a şirk koşmayın. Sakın Allah’tan başka bir varlığa ibadet etmeyin, Allah’tan başkasına kul ve köle asla olmayın. Annenize babanıza iyi bir evlat olun, onlara ‘Öf’ bile asla demeyin, onları hayatınız boyunca bir kez bile olsa azarlamayın. Yakınlarınızdaki insanların hakkına ve hukukuna riayet edin, kimsenin hukukuna tecavüz etmeyin. Fakirin, miskinin hakkını unutmayın, sizin servetinizde onların hakkı vardır. Yolda kalmış muhacirleri unutmayın, onlara sahip çıkın. Sakın israf yapmayın saçıp savurmayın, Allah’ın nimetini boşa harcamayın. Cimrilik yapmayın, cömert olun. Rızkınıza ortak olacak diye rızık endişesiyle evlatlarınızı daha anne karnındayken katletmeye kalkışmayınız. Sakın zinaya yaklaşmayın, çünkü o çok büyük bir kötülüktür. Sakın Allah’ın verdiği bir canı almaya kalkışmayın, bir insanı öldürmeye kalkışmayın. Yetim malına elinizi uzatmayın. Verdiğiniz sözlere sadık kalın, anlaşmalarınıza sadık kalın, ahde vefa gösterin. Ölçtüğünüz zaman adil olun, yanlış yapmayın, doğru ölçün. Tartarken yanlış yapmayın, hile yapmayın, sağlam tartın. Bilginiz olmadığı konuların peşine düşmeyin, çünkü gözleriniz, kulaklarınız, kalpleriniz bundan büyük bir sorumluluk sahibidir. Yeryüzünde böbürlenerek yürümeyin, kibirlenmeyin, gururlanmayın. Kibirlenirseniz yücelemezsiniz. Kibirli olanı Allah alçaltır, mütevazı olursanız Allah sizi yüceltir.

Bunlar aynı zamanda Hz. Musa’ya verilen ‘On Emir’dir. Hz. İsa’nın dağdaki vaazında tek tek işaret ettiği, bütün Peygamberlerin yükselme değerleri olarak insanlığa getirdiği yüce değerlerdir. Eğer Miraç gecesini güzel bir şekilde ihya etmeyi düşünüyorsak, İsra suresinin 22. ve 38. Ayetleri arasını bir tefsir kitabından, Kuran’ı Kerim’den okuyalım. Bunlar bizi Miraca yükseltecek yüce değerlerdir. 

“Miraç bize yücelmenin ve yükselmenin yollarını gösteren bir mucizedir…”

İsra ve Miraç, Sevgili Peygamberimizin İslam davetinin en zor zamanlarında, tarihçilerin ‘Hüzün Yılı’ diye adlandırdığı bir zaman diliminde, bir gece Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya oradan da sonsuzluğa yüce Rabbimizin ayetlerini, azametini ve kudretini müşahede etmek için yaptığı yolculuktur. Mirac-ı Nebi bizim için çok büyük dersler ve ibretlerle doludur. Kur’an ve İslam’ın tarihinde Hz. Peygamberimizin hayatında çok önemlidir. Ancak Miraç kıyamet sabahına kadar her Mü’min için de önemlidir. Öyleyse bugün bize düşen Miraç’tan alacağımız derslerdir. Miracın nasıl yapıldığına, İsra yolculuğunun nasıl gerçekleştiğine, Miracın ruhen mi bedenen mi yapıldığı tartışmalarına asla girmeden Sıddık-i Ekber tavrıyla, EbubekirSıddık’ı ‘Sıddıkiyet’ mertebesine ulaştıran o yüksek tasdik ile ‘iman ettik ve tasdik ettik’ diyerek Miraç’tan alacağımız dersler üzerinde yoğunlaşmalıyız. Miraç bize yücelmenin ve yükselmenin yollarını gösteren bir mucizedir. Miraç bize yücelmenin ve yükselmenin Allah’a kul olmaktan geçtiğini ilan eden büyük bir mucizedir. Miraç, fizik alemden metafizik aleme, bedenden ruha, kulun Rabbine, beşer olmaktan insan olmaya yükselmektir. Bugün Miraç’tan alacağımız en büyük ders, kalbin Miracı üzerinde durmak. Yüreklerimizin semasında nasıl yükselebilir yücelebiliriz? Miraçtan alacağımız ders budur.

“Dil ile, kalp ile, amel ile yapılan bütün güzellikler, bütün selamlar, bütün iyilikler sadece Allah içindir…”

Sevgili Peygamberimizin Miraç’tan getirdiği üç değer daha var. Birinci büyük hediye, her müminin Miraca çıkmasına vesile olan hediyedir. Birinci hediye o kadar büyük ki, herkes Resulü Ekrem gibi Miraca günde beş defa çıkma imkanınasahip oluyor. O da namazdır. Namaz müminin miracıdır. “Dil ile kalp ile amel ile yapılan bütün güzellikler, bütün selamlar, bütün iyilikler sadece Allah içindir’ Bu söz Hz. Resulü Kibriya Miraç’ta Rabbimizle O’nun yüce huzuruna vardığında verdiği selamdır. “Selam senin üzerine olsun Ey Nebi” Allah resulü bu muhteşem selamlaşmada sizleri unutmadı. “Bu selam sadece bana olmasın Ya Rab. Bu selam kıyamete kadar senin bütün Salih kullarının üzerine de olsun” dedi. Bu muhteşem selamlaşmayı duyan Allah’ın melekleri yüksek bir sesle “Eşhedü enla ilahe illallah. Ve eşhedü enneMuhammeden abduhu ve Resulüh” dediler. Bu selamlaşmayı biz her namazımızda tekrarlarız.

“Bakara Suresinin son iki ayeti, İslam’ın evrenselliğini gösteren en büyük mesajdır…”

Miracın ikinci hediyesi, Bakara suresinin son iki ayetidir. İki ayette iki büyük mesaj vardır. İslam’ın evrenselliğini gösterir. Biz Müslümanlar Peygamberler arasında ayrım yapmayız. Allah’ın yeryüzüne gönderdiği bütün Peygamberlere iman ederiz. İslam’ın evrenselliğini gösteren büyük bir mesajdır. İkinci büyük mesaj, sorumluluklarımızı gösteren mesajdır. Allah insana çekemeyeceği sorumlulukları yüklemez. Yüklenebileceğimiz sorumlulukları da hatırlatıyor bu ayetaynı zamanda. İyi bir insan, iyi bir baba, iyi bir eş, iyi bir arkadaş, iyi bir kul, iyi bir dost olmak, yeryüzünde hakkı savunmak, adaleti gerçekleştirmek. Bunlar da yüklenebileceğimiz sorumluluklardır. Bunlar Hz. Peygamberin Miraçtan bize getirdiği hediyeler. Üçüncü hediye ise müminin ebedi kurtuluş müjdesidir. Bir insan ki Allah’a şirk koşmamış, Allah’tan başkasına kul ve köle olmamış, iman ve istikamet üzere yaşamış ebedi özgürlüğüne kavuşacak ve ahrette de ebedi kurtuluşa ulaşacak, cennetle müşerref olacak. Bu da üçüncü müjdedir.

“Miracın yüce değerlerini tartışma konusu yapmak yerine, Miracın değerlerinden hayatımıza nasıl yücelikler katarız? Bunun çabası içinde olmalıyız…”

İbadetlerimizi, değerlerimizi tartışma konusu yapmayın. Bunlar bizim muhteşem değerlerimizdir. Bu asla hiçbir konuyu sormayacağınız, sorgulamayacağınız anlamına gelmez ancak Allah’ın insanlığa bildirdiği bu yüce değerleri tartışma konusu yapmak yerine bu Miraçtan biz nasıl istifade ederiz? Biz nasıl kalbimizin semasına Miraca çıkarız? Bizi Esfel-i Sâfilînden Ala-yı İlliyyine, götürecek yüce Miraç değerleri nelerdir? Bunları düşünmeliyiz. Hz. Peygamberin getirdiği mesajları okuruz ve Miracı tarihte yaşanmış olağanüstü bir mucize olmanın da ötesinde her müminin hayatına yücelikler katan bir mucizeye dönüştürebiliriz. 

Başkan Görmez, konuşmasının sonunda, “Rabbimiz eğer unutur hata edersek bizi sorumlu tutma. Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin yükleri bize yükleme. Rabbimiz çekemeyeceğimiz yükleri, bize yükleme. İslam ümmetini içine girdiği bu girdaptan kurtararak yeniden izzet içerisinde ümmet olarak Miraca çıkmayı bizlere nasip eyle Allah’ım. Bize merhamet et Allah’ım. Sen bizim Mevlamızsın. İnkarcıtopluluklara karşı sen bizleri muzaffer eyle Allah’ım.” niyazında bulundu.

“Bugün 23 Nisan. Biz büyüklerin savaşlarından, şiddetinden, teröründen en büyük zulme maruz kalan yeryüzündeki bütün masum çocuklar için dua edelim…”

Bugün 23 Nisan olmasından dolayı mazlum çocuklar için de dua çağrısında bulunan Başkan Görmez, “Bugün 23 Nisan. Yeryüzündeki bütün masum çocuklara dua edelim. Yeryüzündeki bütün masum çocuklar biz büyüklerin savaşlarından, şiddetinden, teröründen en büyük zulme maruz kalan çocuklar için dua edelim. Her çocuk Müslümandır. İslam fıtratına sahiptir. Zulme maruz kalan bütün çocukların imdadına kavuşmasına bizleri vesile eylesin. Bu cami gazi camidir. 15 Temmuz’da vatan evlatları bu camiye girdi. Bu camide secde-i Rahman’a vardı. Sonra dışarı çıktı canını verdi. Allah onlara rahmet eylesin. Onların şahsında bu toprakları vatan kıldığımız günden bugüne kadar can veren bütün şuhedaya Allah rahmet eylesin.” şeklinde dua etti.

Editör: Mihrap Haber
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık