Site Sol Dik Reklam (DHBT)
24 Haziran 2017, Cumartesi 14:33 | 1903 kez okundu | A+ | A-

Haftanın Vaazı: Ramazan Bayramı

Diyanet İşleri Emekli Başkan Yardımcısı Merhum Lütfi Şentürk tarafından hazırlanmış olan “Ramazan Bayramı” konulu Ramazan Bayramı vaazını sizlerle paylaşıyoruz..

Haftanın Vaazı: Ramazan Bayramı

RAMAZAN BAYRAMI

Değerli Müminler!
Bizleri mübarek Ramazan bayramına eriştiren yüce Rabbimize hamde--diyor, Sevgili Peygamberimize salât ve selâmlarımızı sunuyoruz.Ramazan orucunun farz olduğu bildirilen âyet-i kerime’de şöyle bir hatırlatmada bulunuluyordu:

اَيَّامًا مَعْدُودَاتٍۜ

“(Size farz kılınan oruç) sayılı günlerdedir.” (505) Sayılı günlerin ömrü ise azdır, hiç farkında olmadan gelir geçer. Rama--zan da öyle oldu, daha dün başlamış gibi bugün bitti. Bu rahmet ve mağ--firet günlerini değerlendirenlere ne mutlu. Değerli Müminler! Yüce dinimiz müminleri kardeşlik bağı ile birbirine bağlamıştır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor:

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَ

“Müminler ancak kardeştirler.” (506) Bu kardeşlik her türlü dostluğun üstündedir. Peygamberimiz vefatından önce buna dikkatimizi çekmiştir. Ebû Saîd el-Hudrî (ra.) anlatıyor: Peygamberimiz (ölümle sonuçlanan hastalığında) hutbeye çıktılar ve:

Allah Teâlâ kulunu dünya nimetleriyle kendi katındakiler arasında muhayyer (seçmeli) bıraktı. O da Allah’ın katındakileri seçti, buyurdu. Bu söz üzerine Ebû Bekir (ra.) ağlamaya başladı. Ben kendi kendime: “Allah Teâlâ’nın bir kulu dünya ile kendi katındaki nimetler arasında seçmeli bırakmasında, o kulun da Allah katındaki nimetleri seçmesinde ne var ki, (Ebû Bekir’i kastederek) bu ihtiyarı ağlatıyor?” diye düşündüm. Meğer, o dünya hayatı ile Allah katındaki nimetler arasında serbest bırakılan kul, Peygamberimizmiş, meğer Ebû Bekir hepimizin en bilgilisi imiş. (Tabii bu Peygamberimizin aralarından ayrılığına işaret ediyordu. Bunu anlayan Hz. Ebû Bekir bunun için hemen ağlamaya başlamıştı.) Peygamberimiz Hz. Ebû Bekir’i ağlar görünce:

Ya Ebâ Bekir, ağlama. Bana malı ve arkadaşlığı hususunda en cömert olanı, hiç şüphe yok ki, Ebû Bekir’dir. Ümmetimden birini kendime dost edinseydim, Ebû Bekir’i dost edinirdim, fakat İslâm kardeşliği ve sevgisi şahsî dostluktan üstündür, buyurdu.(507) ve İslâm’ın getirdiği kardeşliğin her türlü kişisel dostlukların üstünde olduğuna dikkat çekti.

İlk İslâm topluluğu Medine’de oluşmuştu. Bu topluluk, kardeşlik, birlik ve dayanışma temelleri üzerine kurulmuştur. Bu şehirde Evs ve Hazreç adlarında iki kabile vardı. Bu kabileler arasında çok eskilere dayanan düşmanlık mevcut idi. İslâm’ın getirdiği kardeşlik herkes gibi bu iki kabileyi de etkilemiş ve aralarındaki düşmanlığı yok ederek onları kardeş yapmıştı.

Gerçekten ilk müslümanlar İslâm’ın bütün emirlerini hayata geçirmişler, örnek gösterilecek bir toplum haline gelmişlerdi.

Sevgili Peygamberimiz Mekke’den Medine’ye hicret edince O’nun pe-şinden pek çok Mekkeli de Medine’ye gelmişti. Bunlar muhacir olarak anılırlar. Her şeylerini Mekke’de bırakarak gelmişler, beraberlerinde hiçbir şey getirmemişler, getirememişlerdi. Peygamberimiz Medineliler (ensar) ile muhacirleri kardeş ilân etmişti. Her Medineli bir muhaciri kardeş olarak kucaklamış ve malının yarısını ona vermişti. Tarihte bu kardeşliğin, böylesine bir yardımlaşma ve dayanışmanın bir eşi daha gösterilemez.

İslâm ahlâkının temelini teşkil eden bir hadisi şerifte Peygamberimiz şöyle buyuruyor:

لا يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَﺘَّﻲ يُحِبَّ لِأَخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

“Hiçbiriniz, kendisi için istediğini müslüman kardeşi için de istemedikçe, iman etmiş olmaz.”508 Müslüman kardeşine karşı bu duyguyu ta-şımayan kimsenin gerçek mümin olamayacağı ifade buyuruluyor.

İlk müslümanlardan bunun çok örnekleri vardır. İşte bir iki örnek:

Vaazın tamamını PDF formatında indirebilirsiniz. Mihrap Haber olarak tüm takipçilerimizin Ramazan Bayramını en kalbi duygularımızla tebrik ediyoruz. Bayramımız Mübarek Olsun..!

Vaazı PDF Formatında indir

505 Bakara, 2/184.
506 Hucurât, 49/10.
507 Buhârî, “Salât”, 80; Müslim, “Fedail-i Sahâbe”, 1.
508 Buhârî, “İman”, 7; Müslim, “İman”, 17.509

Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık