Site Sol Dik Reklam (Google)

Mihrap Haber

30 Ocak 2017, Pazartesi 18:17 | 1135 kez okundu | A+ | A-

Doç. Dr. Ömer Bağcı'dan Güncel Hukuk Dersleri

Kalyoncu Üniversitesi Hukuk fakültesi Dekan yardımcısı Doç.Dr. Ömer Bağcı Türkiye’nin hukuk sistemi üzerinde farkındalık oluşturan bir ders yaptı.

Doç. Dr. Ömer Bağcı'dan Güncel Hukuk Dersleri

Bir baş katılımcıya hukukun tanımını sorduktan sonra şöyle devam etti.

Bazı kimselerin göğsünü gere gere Türkiye bir kanun devletidir diyor, acaba kanun devleti mi önemli, yoksa hukuk devleti mi? Soruyla başlayan Bağcı hayattan örnekler vererek dersini işledi.

Ben darp edilen bir bayanın dosyasını gönüllü olarak avukatlığını aldım, kadın fena bir şekilde darp edilmişti, kadına sordum kocan seni nasıl bu kadar dövdü? Kadın dedi ki kocam beni dövmedi ikinci sevgilim beni darp etti, hayret kaldım en büyük hayret de Savcının sözlerinde ne dedi biliyor musunuz “bu kadının bu çarpık ilişkilerinden kocanın haberi yok, eğer ben eşini çağırıp onu haberdar etsem mevcut kanunlarımıza göre meslek disiplinini bozmuş olurum.”

Eskiden eşler arsında çocuğuna ad verme konusunda bir ihtilaf olsaydı, büyükler el koyardı kendileri bir isim bulurdu, şimdi mesele mahkemede sonuçlanıyor.

16 yaşında bir kızınız gece saat 11’de eve gelse “nerde kaldınız” deyip onu sorgularsanız baba olarak evden uzaklaştırma alabilir ya da kız babadan alınır.

Eşiniz bir akşam telefon açıp, “bey kusura bakma, ben bu akşam eve gelemem arkadaşımla yemeğe çıkacağım başının çaresine bak” derse, koca tepki gösterirse evden uzaklaştırma cezasını alır.

Şimdi soruyorum Allah aşkına bu yasalar bünyemize uyar mı?

Ayrıca yargı gereğinden fazla manikule oluyor,

Benim bir müvekkilim, zengin bir kimseydi bu FETÖ ondan kendisinden hibe talep ediliyor, vermeyince “şu tarihte şurada şu iki kişiyi darp etmiş” diye hakkında dava açıldı, dava Zekeriya Öz’ün önüne gittik S…. olun gidin dedi, ama arkadaşımı da Silivri’ye ceza evine gönderdiler. Dayanamadım o darp edilen kişilerden birine ulaştım adam dedi ki biz birbirimizi dövdük bek vicdan azabı çekiyorum, gelip iftira etiğimi itiraf edeceğim. Geldi itiraf etti onu da ceza evine gönderdiler, benim müvekkilimi bari bırakın dedim ama para etmedi.

Gel zaman git zaman 17-25 Aralık sonrası hakim savcı değişti, itiraz dilekçesini yazdım gittim pırıl pırıl insanlar adliyede “kusura bakmayın bir yanlışlık olmuş” deyip müvekkilimi bıraktılar.

Ben FETÖ’cular ne zamanki Peygamberimizi ikinci planda bıraktılar ben o zaman bu zamandır onlarla mücadele ediyorum.

Babamın fazla okumuşluğu yoktu ama çok güzel Kur’an okurdu bana da hep şu hatırlatmada bulunuyordu “oğlum sen sen ol Peygamberin yolundan ayrılma”, Allah cümlemizi Hz.Muhammed(asv)’nin yolundan ayırmasın.

Ben Doçentlik tezimi Ermeniler üzerinde hazırladım, o zamanlar Enver paşanın Padişahı bildirdiğine göre Kürt’lere büyük zulümler etmişler şimdi de nasıl olursa Kürtlerin hamiliğine soyunmuşlar. O Ermeniler ki 17 Ağustos depremi oldu diye kutlama tedarik ettiler. İnsanım diyen hiç insanın ölümüne sevinir mi?

Kısacası bu halk 15 Temmuzda özüne sahip çıktı diyebiliyorum.

İkinci dersi veren Gaziantep Büyükşehir Belediye Engelliler dairesi başkanı Yusuf Çelebi; engellilerin son yıllarda elde ettikleri hakları dile getirerek, vatandaşın engellilere bakış açısını anlattı.

 1976 yılında çıkarılan bir yasayla engellilere 24 lira yaşlılık maaşı bağlandı.

1997 yılında Merhum Erbakan zamanında 571-72-72 no’lu KHK çıkarıldı ve 1999 yılında engelli şurası yapıldı.

İster inanın ister inanmayın 2001 yılında Ecevit hükümeti zamanında gece saat 1’de maaşımızı eşimle çekmeye gittik, baktık hesapta para yok niye yatırılmadı diye sordum İMF’den para gelmediği söylendi.

2005 yılında iki engelli vekilimiz oldu. Özürlüler yasası çıktı. Bize bu güne dek birçok hak yasalarda verildi ama o hakları kullanmazsak bir anlamı olmaz.

Bu gün engelli bakımı için 1000 TL maaş veriliyor. Bir engellinin annesi çalışıyorsa 5 yıl önce emekli olma hakkı var.

Keller, körler ve engelliler öğretmen olamaz, diye bir engel vardı kaldırıldı. Engellilerle ilgili bir sürü yanlış yasalar düzeltildi.

Asgari ücretle çalışan bir sağlıklı çalışan iş verene 2250 TL’ye mal olurken aynı işi yapabilen bir engelli 1500TL ye mal oluyor bilmekte fayda var.

Kaldırımlar yüksek, sarı şeritler işgal ediliyor, halbuki engellilerin haklarına sahip çıkmak lazım, bize yardımcı olursanız cennete gitmeniz kolaylaşır, engellilere sıkıntı verseniz ahrette yükünüz ağırlaşır.

Maalesef toplumun engellilere bakışı da hoş değil.

Engelli annesine diyorlar ki, sen iyi kadın olsaydın engelli doğurmazdın,

Babaya diyorlar ki sen git kendi topalınla ilgilen,

Ayrıca Engelliye deli muamelesini yapıyoruz,

Şunu unutmayın devlet el ve ayakla değil akılla idare edilir. Evet ben gözlerimde engelliyim ama ben şu anda engelliler dairesi başkanı olarak hem engellilere hem diğer mağdur vatandaşlarımıza yardımcı olabiliyorum.

Engellilerimizi eğitelim, sahiplenelim, mümkün olduğu kadar hayata kazandıralım.

Hz. Peygamber âma bir sahabeyi camide görmeyince nerde? diye sormuş, gözleri görmediği için gelemiyor.

Peygamber aleyhisselatu vesselam buna itiraz etmiş, onun da cami cemaatin sevabından pay alması lazım, diyerek o sahabenin evi ile cami arasında ip çekerek hayatını kolaylaştırıcı bir yardımda bulunmuş.

Malumunuz Büyükşehirlerimizde belediyelerde engelliler dairesi var diğer illerimizde ise engelliler müdürlüğü var.

Eğer Diyarbakır Belediyesinde “Engelliler Daire başkanlığı” yoksa belediye meclis kararıyla rahatlıkla oluşturulabilir.

Akıcı bir dille dersini anlatan Çelebi şu anısıyla dersini tamamladı.

Ben birkaç yıl önce Meclisteyim  annem aradı, ben de anneme söylemişim “sen aradığında ben Türkçe konuştuysam bil ki ortam müsait değil” öyle anlaşmışız, ben Türkçe konuştum telefonu kapattı, bir “oh” çektim.

 Az sonra yine aradı, belki önemlidir diye odadan çıktım duvar kenarında annemle Kürtçe konuşuyorum, bir genç yanıma yaklaştı, “beyefendi yasak yasak” dedi, ben dayanamadım telefonu ona doğru fırlattım, “hadi oradan dengesiz herif, ne yasağı yahu şimdi ben İngilizce konuşsaydım beni alkışlardınız.”

Değerli dostlar bu gün öyle bir seviyeye geldik ki Cumhurbaşkanım bana Kürt kardeşim diyor birileri hala sözüm ona adıma ölüyor, öldürüyor. “İstemiyorum arkadaş benim için ne öl ne öldür.”

  Ertuğrul Kürkçü’nün öncülük yaptığı bir partiden Kürtlere hayır gelmez.

Daha sonra soru cevap tarzında ders devam etti.

Editör:
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

SON DAKİKA HABERLERİ

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık