13 Mayıs 2017, Cumartesi 12:33 | 672 kez okundu | A+ | A-

Diyanet Ülkemizin Olmazsa Olmazıdır

Sitemiz yazarlarından Emekli Din Görevlisi Fatih Yokuş, Diyanet İşleri Başkanlığının ülkemiz için taşıdığı önemli misyonu konu alan güzel bir yazı kaleme aldı.

Diyanet Ülkemizin Olmazsa Olmazıdır

Diyanet İşleri Başkanlığı, ülkemizin olmazsa olmazı olan kurumlardan biridir. Toplumun birleştirici mayası olan Din hizmetlerini topluma sunan bu kurum, siyasetten uzak tutarak güçlendirmek, maddi ve manevi konularda desteklemek hepimizin menfaati ve ihtiyacımızın gereğidir.

Ali İmran suresi 104 ayet:

"Sizden, iyiliğe çağıran, doğruluğu emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Diyanet Meali)

İnsanları hayra davet veya şerden alıkoymak için, onlara, emredecek, tavsiyede bulunacak ve nasihat edecek bir topluluğun bulunması, Bazı mezheplerde farz-ı ayn, Şafii mezhebine göre ise farz-i kifayedir. İşte bu işi bil hakkıyla yerine getirmesi gereken kurum da Diyanet İşleri Başkanlığıdır.

Diyanetin güçlü olması, maddi ve manevi yönde hak ettiği desteği görmesi din istismarının önüne geçilmesi bakımından elzemdir.

Toplumda var olan din hizmetleri konusunda Diyanetin yetersiz kalması, başka cemaat, tarikat veya örgütler tarafından bu boşluğun doldurulması ve neticesinde maddi ve manevi sıkıntıların oluşması kaçınılmaz olur. İçinde bulunduğumuz zamanımızda, barış ve sevgi dini olan İslam ve onun mensupuları arasındaki sıkıntılar bunun örneklerindendir.

Kuruluşundan günümüze kadar, kıt imkanlara rağmen takdire şayan bir hizmeti yerine getiren Diyanet İşleri başkanlığı ve onun taşra teşkilatı, medya aracılığı ile bazen haksız eleştirilere maruz kalsa da, toplumun çoğunluğu tarafından sevilir ve saygı duyulur.

Toplumun ihtiyacı olan din hizmetlerini doğru ve en iyi biçimde yerine getirmeye çalışan Diyanet İşleri Başkanlığı merkez ve taşra teşkilatından oluşur.

Ülkenin en ucra köşesinde dahi görev yapan taşra teşkilatı, din hizmetlerini halka bire bir sunan, İl ve ilçe müftüleri, vaiz-vaize, Müftü yardımcıları, murakıp, İmam-hatip, Müezzin ve kur'an kursu öğreticilerinden oluşur. Bazen barınma ve lojman sıkıntılarına rağmen, görevlerini titizlikle yapmaktadırlar.

Devlet, son dönemlerde hizmetlerini taşeron dediğimiz daha az maliyetle yerine getirmeye çalışıyor. Bir önceki yazımda bunun doğru olmadığını, aynı işi yapan kişilerin kadrolu ve taşeron olarak farklı maaş aldıklarını, taşeron işçilerin haksızlıklara maruz kaldığını belirtmiş, istisnai durumlar dışında taşeron işçilerin kadroya alınmasını istemiştim.

Her kurumda var olan taşeron işçiler Diyanet İşleri Başkanlığın taşra teşkilatında ise farklı bir isimle görev yaptıklarıdır. Vekil imam-hatip ve Fahri Kur'an kursu öğreticileri olarak taşrada görev yapan personeller aynı görevi ifa eden kadrolu görevlilerden çok düşük bir maaş almakta ve özlük haklarında mahrum olduklarıdır.

Din-Bir sen Diyarbakır il başkanı Mevüt YILDIZ:

"El vekil kel asil." vekil asil gibidir. Öyle ise vekil imam-hatiplerimiz mihrapta, minberde asil (kadrolu) imamların yaptığı görevleri aynen yaptıklarını." belirterek;

"Vekil İmam-hatip ve Kur'an kursu fahri öğreticilerinden ehil olanların biran önce kadroya alınması, yeterli olmayanlara da görev verilmemesi gerektiğini." söyledi.

Sayın başkanın dediklerine katılmamak mümkün değil. Din hizmeti ihmale gelmediği gibi, ehil olmayanlar tarafından bu hizmetin yerine getirilmesi ayrı bir sıkıntı. Ehil kişiler tarafından yapılan bu hizmetlerde ise, istisnalar dışında; asil, vekil ve fahri olarak ayrımlara tabi tutulması doğru değildir.

Uzun bir süreden beridir uygulanmakta olan vekil ve fahri sistemi yerine bu görevlerde görev yapanlara kadro tahsis edilmeli, talep olan yerlere asil kadrolarla doldurulmalı, yeni oluşan yerleşim yerleri olan, site ve uydu kentlerde talep beklemeden talep oluşması için çaba harcanmalı, bu talebin oluşmasında, cami veya Kur'an kursun açılmasında emeği geçen ve buralarda görev yapmak isteyen ehil olanların asil olarak atanmasının uygun olacağına inanmaktayım.

Baştan dedim toplumun dini ihtiyaçların karşılanması konusunda ihmalkar davranılmamalı, boşluklara fırsat verilmemeli ve talep beklenmemelidir. Yoksa yanlış birileri, cemaat, tarikat veya örgütler tarafında buraların dolduracağı bir gerçektir.

Kurulduğu günden beri, Diyanet İşleri Başkanlığı bu görevi hakkıyla yapmakta ve bundan sonrada yapacağından hiç şüphem yoktur.

Benim talebim, bünyesinde görev yapan vekil ve fahri görevlilerini asil kadroya alması için çaba harcamasını, devletimizden de D.İ.B. bugüne kadar yaptığı yardım ve desteklerin artarak devam etmesini beklemekteyim.

Fatih YOKUŞ
Mihrap Haber Yazarı

Editör: Mihrap Haber
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık