Site Sol Dik Reklam (DHBT)
30 Nisan 2017, Pazar 19:34 | 1451 kez okundu | A+ | A-

Diva-Sen'den Yetkili Sendikaya Gönderme

Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz, “Yetkili Sendika Siyasallaştı Böyle Oldu” başlıklı basın açıklaması ile yetkili sendikaya ince ince göndermede bulundu.

Diva-Sen'den Yetkili Sendikaya Gönderme

Tanımında “SİVİL” kelimesi bulunan sendikaların amacı doğrultusunda hareket etmediği ve üyelerinin gücünü heba-en mensura ettikleri zaman sonucun ne olduğunu ve olacağını muayyen zamanlarda tekraren siz değerli kamuoyu ile paylaşmıştık.

Kamu sendikacılığının en heyecanlı başlangıç yılı 1997 baz alındığında geride kalan 20 yıllık serüven sonucu sendikal manada yeşeren tüm ümitlerin soldurulduğuna şahitlik etmekteyiz. Bu nedenle, özellikle yetkili sendikanın siyasallaşması sonucu nelerin olduğunu da paylaşmak isteriz.

Şöyle ki;
Siyasallaşan yetkili sendika tüm kamu çalışanlarının hürriyetlerini ellerinden almıştır.

Tüm kurum çalışanlarının özlük, mali ve sosyal haklarında elle tutulur gözle görülür bir kazanım elde edilememiştir. KİK ve KPDK toplantılarında karara bağlanan gündem maddelerinden önemine haiz yaptırım hususunun hayata geçirilmesi sağlanamamıştır.

Mer’i mevzuat ve yönetmelikler muahezesinde oluşturulan sınav komisyonlarını nüfuzları altına alarak adalet terazisinin şaşmasına sebep olmuşlardır.

Sadece üye sayısı açısından büyümeyi hedef aldıkları için bu uğurda tüm yolları mubah kabul etmişlerdir. Kendilerini siyasi arenanın tam ortasına attıklarından dolayı kamu çalışanları siyasilerin gözünde çantada keklik konumuna düşmüştür.

Sadece kendilerini hükumet yanlısı gösterip diğer sivil toplum kuruluşlarının hükumet ve organları tarafından muhatap alınmamasına neden olunmuştur.

"Memur-Sen’e Davet, Tercihimiz Evet" sloganlarıyla halk oylamasında Sayın Cumhurbaşkanımızı ve hükumeti hayal kırıklığına uğratmışlardır.

Baskıcı anlayışla hareket ettiklerinden dolayı sendikalara karşı toplumsal özgüvenin yok olmasına sebep olmuşlardır.

Toplu sözleşmede tamamen teslimiyetçi rol üstlenerek hükumet tarafından verilen cüzi zamma razı olmuşlardır. Yıl içinde vergi limiti dolayısıyla maaşların erimesine sebep illeti ortadan kaldıramamışlardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı görevlilerinin DGS’ye gerek kalmaksızın üçüncü sınıfa direk kayıt yaptırma hayallerini ellerinden almışlardır.

Buna bağlı olarak, İHL mezunları daha önce İlahiyat Ön Lisans programlarına sınavsız kayıt yaptırma hakkına sahipler iken, şuan mutlak surette YGS sınavına girme mecburiyetinin getirilmesini sağlamışlardır.(!)

Kendilerinin övünç vesileleri olarak anlattıkları ve 2011 yılında hayata geçirilen Diyanet İşleri Başkanlığı Kurumsal düzenlemelerindeki eksiklikleri gideremedikleri gibi, söz konusu kanunla teşkilatın bir kısmını sevindiren kazançları diğer birimlere de uygulatamamışlardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve tüm kurumların uhdesinde hayat bulan nakil sınavlarında var olan problemleri görevlilerin lehine olacak şekilde düzenlenmesinin hayata geçirilmesini sağlayamamışlardır.

Cami görevlilerinin görev tanımı yeniden düzenlenmemiştir.

Daire içi çalışan personelin özlük, mali ve sosyal haklarında düzenlemeye gidilerek özellikle Memur, Şoför ve Hizmetli kadrosunda çalışanların yeşil pasaport almaları sağlanamamıştır.

Kur’an Kursu Öğreticilerinin “Öğretmen” ünvanına geçişleri gerçekleşmemiştir.

4/B statüsünde çalışanların kadrolu, 4/C statüsünde çalışanların sözleşmeli veya kadrolu pozisyonuna geçirilmeleri hususunda hükumet nezdinde baskı oluşturarak hayata geçirilmesi sağlanamamıştır.

Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde ihtiyaca binaen görev verilen vekil ve fahri görevlilerin durumlarında hiçbir iyileştirme yapılmamıştır.

Cami görevlileri için 2014 yılında uygulamaya konulan fakat daha sonra gelen tepkiler üzerine rafa kaldırılan rotasyon muammasının ne olacağı belli olmadığından dolayı söz konusu uygulamaya namzet görevlilerin psikolojik durumları hat safhadadır. Bu nedenle mezkûr konunun gelecekte ne olacağının netlik kazandırılması başarısı elde edilememiştir.

Kurum ve kuruluşlara eleman seçiminde sendikal nüfuzlarını kullandıkları için liyakat ve sadakat unutulmuştur.

Binaenaleyh eğitim gibi hayati bir konuda yönetici atama yer değiştirme yönetmeliğini ayakları yere basan, liyakati esas alan bir yönetmelik şeklinde çıkarılması konusunda yeterli baskı uygulamamışlardır. Bu konu açıklama sorunun özünden çok cılız bir açıklama ile geçiştirilmiştir.

Yukarıda belirtilen hususların tamamı siyasete esir olan sendikacılığın ülkemize kazandırdığı olumsuzluklardır.

Üyelerin emanetine sahip olan, onların taleplerini ve ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi yönünde emanet bilinci ile görevini layıkıyla yerine getiren sendikal bilince ihtiyaç bulunmaktadır.

Mustafa ÇOPURSUZ
Diva-Sen Genel Başkanı

Editör: Mihrap Haber
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık