Site Sol Dik Reklam (DHBT)
08 Ekim 2017, Pazar 3:55 | 236 kez okundu | A+ | A-

Camiler Medeniyet Merkezlerimizdir

Camiler ve Din Görevlileri Haftası etkinlikleri cami gençlik buluşmasıyla başladı. Kayseri Müftüsü Doç. Dr. Şahin Güven, “Mescit ve Camiler, Medeniyet Merkezlerimizdir!” dedi.

Camiler Medeniyet Merkezlerimizdir

Gençlerimize cami merkezli bir yaşam şeklinin kazandırılması, birliğin, beraberliğin ve ibadetin simgesi olan camilerimizde, gençlerimizin ibadetlere yoğunlaşmalarını teşvik etmek için başlatılan “Gençlik Huzur’da Buluşuyor” programlarının 23’üncüsü, 01 Ekim 2017 Pazar günü sabah namazı vaktinde, her ay olduğu gibi yine Hunat Camii’nde gerçekleşti. İl Müftümüz Doç. Dr. Şahin Güven, sabah namazının ardından cemaate, mescit ve camilerin önemini hatırlatan bir sohbet irad etti.

Sayın Güven, sözlerinin başında Muharrem ayını ve Aşure gününü tebrik etti, 1-7 Ekim tarihlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından “Camiler Haftası” olarak idrak edildiğini hatırlattı. Sonrasında sohbetine, Ebu Hureyre’den (radıyallahuanh) rivayet edilen Peygamber Efendimiz’in şu hadis-i şerifi ile devam etti: “Müslüman bir kimse, namazlarını camide-mescitte kılıp Allah’ı tesbih ve zikretmek için buralara gelirse Allah, onun bu durumuna öyle bir sevinir ki, tıpkı gurbetten dönen bir kişinin gelişine ailesinin sevindiği gibi sevinir.” Allah Rasulü’nün (aleyhisselatu vesselam), bu hadis-i şerifinde kendilerinin şu anki yaptıkları işi övdüğünü ifade ettikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Mescit ve camiler, Allah Teâlâ’ya ibadet mekânları olmalarının yanında, Allah’ı zikir ve tesbih etme, aynı zamanda sosyal ve kültürel faaliyetlerin, dinî hizmetlerin yapıldığı mekânlardır. İstersek mescit ve camilerin dışında da namazlarımızı kılabiliyoruz. Efendimiz, bu konuda yine şöyle buyuruyor: ‘Yeryüzü, bizler için hem mescit hem de temiz mekânlar kılınmıştır.’ Şu halde her kim, namaz vaktinde nerede olursa orada ibadetini yerine getirir. Ancak Müslümanlar neden mescit ve cami inşa ederler? Neden Allah Rasulü, buraların inşa edilmesini teşvik eder? Bu sorular, önemli bir noktayı işaret ediyor aslında. Allah Rasulü, Mekke’den Medine’ye hicret ettiği zaman, hicret yolculuğunu henüz daha tamamlamadan Medine’nin dış mahallelerinden birisi olan Küba’da konakladığında, orada Müslümanların daha önce namazgâh olarak kullandıkları yeri mescit olarak inşa etmek için tam on beş gün kaldı. Böylece İslam tarihinde yapılan ilk mescit, Allah Rasulü’nün eliyle Küba mescidi oldu. Sonraki zamanlarda, Rasulullah, haftada en az bir defa bu mescide gelir ve namaz kılardı. Hatta kendisinin ziyaret edilip içinde namaz kılınması tavsiye edilen üç mescitten sonra dördüncü mescit burasıdır. Diğer mescitleri hatırlayacak olursak bunlar; Mekke’deki Mescid-i Haram, Medine’deki Mescid-i Nebevî ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa’dır.”

“YALNIZLAŞAN İNSAN RUHUNUN, BAŞKA RUHLARLA BULUŞTUĞU MEKÂNLAR…”

Mescit ve camilerin fonksiyonlarının çok geniş olduğuna dikkat çeken Sayın Güven, bütün Müslümanların, buralarla ilgili her türlü destek ve hizmette yer almaları gerektiğinin üzerinde durarak şunları söyledi:

“Allah Rasulü’nün (sallallahu aleyhi ve sellem) müjdesine binaen cenneti kazanmak, cennette köşklerin sahibi olmak isteyen insanlar, gittikleri her yerde mescit ve cami inşa ettiler, mescitlerin ve camilerin inşa edilmesine öncülük ettiler. Bir ülkenin, bir şehrin, bir beldenin, bir kasabanın, bir köyün Müslümanlara ait olduğunun en belirgin göstergesi, minarelerinden ezan seslerinin yankılandığı mescitler ve camilerdir. Öyleyse mescit ve camiler, şehirlerin merkezi inşa edilmelidir. İbadet ve medeniyet merkezleri olan mescit ve camilere kadın-erkek, genç-ihtiyar herkes gelmelidir. Buralar, çocuklarla şenlenir, kadınlarla mutlu olur. Özelikle kadınlarımızın ve çocuklarımızın buraları mesken edinmeleri sağlanmalıdır. Mescit ve camiler, yalnızca namaz kılınan mekânlar değil, aynı zamanda Müslümanların buluşma, bir araya gelip dertlerini ve sevinçlerini paylaşma yerleridir. Şehirleşme ortamlarında yalnızlaşan insan ruhunun, başka ruhlarla buluştuğu mekânlardır. Mescit ve camiler, yalnızca belirli yaşın üzerinde olan insanların gidip geldiği yerler değildir. Buralar, bizlerin medeniyet merkezlerimizdir.”

İl Müftümüz Sayın Güven’in bu yüreklere işleyen sohbetinin ardından, cami çıkışında yine her ay olduğu gibi Melikgazi Belediyesi ve ÇAY-KUR Bölge Müdürlüğü’nün katkılarıyla vatandaşlara çay ve çorba ikramında bulunuldu.

Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yukarı çık