Site Sol Dik Reklam (DHBT)
19 Mayıs 2016, Perşembe 10:10 | 31324 kez okundu | A+ | A-

2016 Yılı Berat Kandili Vaazı (Güncel)

Sakarya Serdivan Kur'an Kursu Öğreticisi Elif Pehlivan tarafından hazırlanan “Berat Kandilini Tövbe ve Arınmaya Vesile Kılmak” konulu Cuma vaazını sizlerle paylaşıyoruz. 2016 Yılı Berat Kandili ile ilgili hazırlanan bu güzel vaazı sitemizden okuyabilir ve çıktısını alabilirsiniz..

2016 Yılı Berat Kandili Vaazı (Güncel)

BERAT KANDİLİNİ TÖVBE VE ARINMAYA VESİLE KILMAK

Rabbimizin bizler için sunmuş olduğu mübarek bir geceye, günahların bolca bağışlandığı, affın sağanak sağanak yağdığı Beraat gecesine kavuşmuş bulunmaktayız. Rabbimize şükrediyoruz. Sevgili Peygamberimize, Onun Ehli Beytine ve Ashabına salat ve selam ediyoruz.

Bu Vaazı PDF Formatında indir

Cenâb-ı Allah, zamanlar içinde mukaddes zamanlar yaratmıştır. Üç aylar olarak bilinen kıymetli zaman diliminde, Rabbimizin rahmet ve mağfiretinin bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ediyoruz. Rabbimizin lütuf ve ihsanının bol bol aktığı, gönüllere nur kattığı bir geceyi yaşayacağız. Üç ayların tam ortasında bulunan Şaban ayının on beşinci gecesi,  kültürümüzde Berat gecesi olarak adlandırılır[1].

Berat, Arapça berâe-berâet kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Berâet, “iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamına gelir. Şâbanın on beşinci gecesinde müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Berat gecesi denmiştir. Berat gecesi için Arapça eserlerde “şâbanın ortasındaki gece”, “mübarek gece”, “rahmet gecesi” ve “sak (الصك=belge) gecesi” mânalarına gelen terkipler kullanılmaktadır.[2]

Yollardaki işaretler gibi hayatımızda da belirgin dönüm noktaları vardır. Bunlar, belirli günler, kandiller ve bayramlardır. İşte bu gece de ömrümüzde önemli bir dönüm noktasıdır. Çünkü Cenâb-ı Hak; kullarının ibadetlerini kat kat mükâfatlandırmak, dua ve isteklerini kabul etmek, tövbelerini kabul ederek, günahlarının bağışlanmasına imkân ve fırsat vermek üzere bazı zamanları daha faziletli kılmıştır[3].

Kandiller ve benzeri geceler; iman, ibadet ve düşünce hayatımız bakımından kendimizi yenilememiz, geçmişimizi muhasebe etmemiz, geleceğimizi planlama ve ümitlerimizi tazelememiz için büyük bir fırsattır. Böyle geceleri ve günleri ihya etmek müstehab ve güzel adetlerimizdendir. İmanımızın kemaline, dünya ve ahiret saadetine vesiledir[4].Bu gece münasebetiyle, içimizdeki manevi duyguların sesine kulak vererek günahlarımıza tövbe etmeli, tüm Müslümanlar ve insanlık için Allah (cc)’a dua ve niyazda bulunmalıyız.

Yüce Mevla’mız, bu gecede ilahi rahmetini bol bol indirmekte, rızık ve şifa kapılarını sonuna kadar açarak, bizleri sonsuz ikramlarına davet etmektedir.

Allah (c.c)  Duhan Suresi 1-3. ayetlerde şöyle buyurmaktadır:

وَالْكِتَابِ الْمُبِين  حم      

إِنَّا أَنزَلْنَاهُ فِي لَيْلَةٍ مُّبَارَكَةٍ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

1. “Ha Mim.

2,3. Apaçık olan Kitab' a andolsun ki, biz onu mübarek[5] bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.”

Peygamber Efendimiz  (sas) ' in hadislerinde bu gecenin önemine vurgu yapılmıştır.

Allah Resulü (sas) ,  Şaban ayının yarısına denk gelen bu gecede Allah (c.c) 'a çok ibadet edilmesini,  gündüzünde ise oruç tutulmasını tavsiye etmiş ve o gece güneş batınca Allah Teâlâ’nın dünyaya rahmetiyle tecelli ederek fecre kadar,

"Bağışlanmak dileyen yok mu, onu bağışlayayım! Rızık isteyen yok mu, ona rızık vereyim! Belaya düçar olan yok mu, ona afiyet vereyim! "[6]

Buyurduğunu bizlere müjdelemiştir.

Peygamber Efendimiz (sas), Allah (c.c)'ın rahmetinin ne kadar geniş olduğunu anlatmak için Hz. Aişe (r.a)  'ye:

"Şaban ayının yarısına denk gelen bu gece Allah dünya semasına iner ( rahmetiyle tecelli eder ) ve Kelb kabilesinin koyunlarının kıllarından daha çok sayıda günahkârı bağışlar. "[7] buyurmuştu.

“Allah Teâlâ, şabanın on besinci gecesi (Beraat gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla, Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar.”[8]

Bu mübarek gecede:

Önemli şairlerimizden biri olan Arif Nihat Asya'nın şu dizelerde dile getirdiği gibi,

Konsun -yine- pervazlara 
Güvercinler; 
"hu hu" lara karışsın 
Aminler…

Mübarek akşamdır; 
Gelin ey Fatiha'lar, Yasin'ler! 

- bol bol Kur’an-ı Kerim okuyalım,

- kaza namazlarımız varsa kılalım, yoksa nafile namaz kılmaya gayret gösterelim,

- büyüklerimizi ziyaret edip hayır dualarını alalım,

- ölülerimizi rahmetle anıp, dargınlarımız varsa barıştıralım,

- yaşantımızla çocuklarımıza güzel örnek olalım,

- Peygamberimize salat ve selam getirelim,

- bir sene boyunca yapmış olduğumuz işlerin hesabını yaparak, yanlışlarımız varsa düzeltelim,

- bol bol dua edelim çünkü Rasulullah (sas) :

“Beş gece vardır ki, onlarda yapılan dualar geri çevrilmez, muhakkak kabul olunur"[9].

Bunlar:

1. Receb’in ilk Cuma gecesi, yani Regâib gecesi,

2. Şaban ayının 15. gecesi, yani Berat gecesi,

3. Cuma geceleri,

4. Ramazan Bayramı Gecesi,

5. Kurban Bayramı Gecesi

buyurmuştur.

Sadece kendimiz için değil, ailemiz, milletimiz, bütün Müslüman kardeşlerimiz ve insanlık için dua edelim.

Ve en önemlisi

- her zamankinden daha çok tövbe-istiğfar edelim,

Bu gecede tövbe ve istiğfarda bulunalım. Çünkü bu gecede Rabbimizin bizlere müjdesi var. Bu müjdeden yararlanmak için günahlarımıza, isyanlarımıza ve hatalarımıza tövbe edelim, bağışlanma dileyelim. Çünkü Allah(c.c) tövbe edenin tövbesini kabul etmektedir.

İnsan zaafları ve çevresel etkilerle, bilerek veya bilmeyerek zaman zaman günaha sürüklenir. Yüce Allah ' ın kullarına lütfettiği  "tövbe-istiğfar", bu durumdan kurtulmak için bir " rahmet kapısı " dır.

Hud süresi 3. ayette şöyle buyruluyor:

وَأَنِ اسْتَغْفِرُواْ رَبَّكُمْ ثُمَّ تُوبُواْ إِلَيْهِ يُمَتِّعْكُم مَّتَاعًا حَسَنًا إِلَى أَجَلٍ مُّسَمًّى وَيُؤْتِ كُلَّ ذِي فَضْلٍ فَضْلَهُ وَإِن تَوَلَّوْاْ فَإِنِّيَ أَخَافُ عَلَيْكُمْ عَذَابَ يَوْمٍ كَبِيرٍ 

"Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O’na tövbe edin. Allah(c.c) da sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün sonuna) kadar dünya nimetlerinden güzelce yararlandırsın, fazlasını yapan herkese de iyiliğinin karşılığını versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin başınıza gelecek o dehşetli günün azabından korkarım."

Arapça’da tövbe (tevb, metâb)geri dönmek, rücû etmek, dönüş yapmak anlamındadır ve dinde yerilmiş şeyleri terk edip övgüye lâyık olanlara yönelme biçiminde tanımlanır.[10]

Allah Teâla insanın özgür iradesi ile hatasından dönüp, kendisinden bağışlanma dilemesinden memnun olmaktadır. Allah Resulü (sas):

"Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah(c.c)  başkalarını yaratır, onlar günah işler ve (tövbe eder)  Allah (c.c) da onları affederdi."[11] Buyurmuştur.

Ancak şu kulların arasında isek hemen bu halimizi terk edelim. Çünkü bu gece pişman olup hatalarımızı terk edersek, hatamız silinecek unutmayalım. Merhum Elmalılı Muhammed Hamdi YAZIR’ ın Hak Dini Kur’an Dili isimli tefsirinde belirtildiğine göre,

1-Allah'a şirk koşanlar.

2-Ana-babalarına isyan eden, onlara asi olanlar.

3-Alkollü içecekleri içmeye devam edenler.

4-Büyücülük yapıp gaipten haber verme işiyle meşgul olanlar.

5-Müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenler.

6-Adam öldürüp, yaptığı bu büyük günahtan pişmanlık duymayanlar.

7- Gururlu ve kibirli olanlar.

8-Akrabalarla ilişkileri kesenler.

bu gecenin faziletinden yararlanamazlar.[12]

Cenab-ı Hak, tövbeleri kabul edeceğini belirtirken günahkârlar arasında bir ayrım yapmamıştır. Allah (c.c) 'ın affetmeyeceği bir günah ve günahının büyüklüğü sebebiyle tövbe kapısı yüzüne kapanacak bir günahkâr yoktur. Zira Rabbimizin af ve mağfireti çok geniş ve büyüktür.

 Allah (c.c)  Zümer Suresi 53. ayette şöyle buyurmaktadır:

قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذِينَ أَسْرَفُوا عَلَى أَنفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِن رَّحْمَةِ اللَّهِ إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ

De ki : " Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah(c.c 'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah(c.c), bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir ."

Başka bir ayette ise şöyle buyrulmaktadır:

“...Allah(c.c)'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.”[13]

O halde bu mübarek gecede, Rabbimizin af ve mağfiretinden ümidimizi kesmeyerek hata ve kusurlarımızdan dolayı tevbe-istiğfarda bulunalım.

Ayet-i Kerimelerde Allah (c.c) 'ın rahmetinden ümit kesmememiz gerektiği vurgulanırken nasıl bir tövbe yapmamız gerektiği de bizlere tarif ediliyor.

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحًا عَسَى رَبُّكُمْ أَن يُكَفِّرَ عَنكُمْ سَيِّئَاتِكُمْ وَيُدْخِلَكُمْ جَنَّاتٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهَا الْأَنْهَارُ يَوْمَ لَا يُخْزِي اللَّهُ النَّبِيَّ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ نُورُهُمْ يَسْعَى بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَبِأَيْمَانِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا أَتْمِمْ لَنَا نُورَنَا وَاغْفِرْ لَنَا إِنَّكَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ

"Ey iman edenler! Allah (c.c)’a içtenlikle tövbe edin. Umulur ki, Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, peygamberi (sas) ve onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah (c.c) sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatır, gider. “Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü senin her şeye hakkıyla gücün yeter” derler."[14]

Gazali, nasuh tövbesini tanımlarken şunlara yer vermiştir: " Nasuh tövbesi yapanlar, tövbe edip ölünceye kadar tövbesinde duranlardır. Bunlar geçmişteki eksiklerini tamamlar ve bir daha günaha dönmeyi hatırdan bile geçirmezler, zelle ve sürçmeler müstesna. İşte tövbede istikamet budur. Günahların sevaplarla değiştirilip hayırlarda müsabaka edenler bu tür tövbe sahipleridir. "[15]

MAKBUL TEVBE

"Allah(c.c)  katında makbul tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövbesidir. İşte Allah(c.c)  bunların tövbelerini kabul buyurur. Allah(c.c), hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."[16]

"Yoksa ( makbul ) tövbe, kötülükleri yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben şimdi tövbe ettim" diyen kimseler ile kafir olarak ölenlerinki değildir. Bunlar için ahirette elem dolu bir azap hazırlamışızdır."[17]

Peygamberimiz ( sas ) şöyle buyurmuştur:

"Bir kulun vadesi dolup can çekişmedikçe Allah (c.c)  onun tövbesini kabul eder."[18]

Günahın hemen arkasından tövbe etmek en makbulüdür. Çünkü Rabbimiz bizim tövbe etmemizden hoşnut olmaktadır. Rasulullah (sas)  başka bir hadisinde şöyle buyurmuştur:

"Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah(c.c) 'ın memnun olması, sizden birinizin ıssız çölde kaybettiği devesini birden karşısında gördüğü andaki sevincinden çok daha fazladır."[19]

Tövbemizin makbul olması için;                       

-günahı terk etmek,

-yaptığına pişmanlık duymak,

-bir daha yapmamaya karar vermek,

gibi şartları da yerine getirmek gerekir.

Ayrıca başkalarının haklarına tecavüz edenler bundan tövbe ettiklerinde,  önce o kişilere haklarını iade etmek suretiyle helallik almalıdırlar. Çünkü burada kul hakkı söz konusudur ve onu affetme yetkisini Allah (c.c)  ancak hak sahibine vermiştir.

İnsan tövbe sayesinde Allah (c.c) 'a yönelip imanını kuvvetlendirerek yeniden hayata bağlanır ve ümidini, yaşama isteğini devam ettirir. Tövbe, insanın herkesin hakkını gözeten ve kendi hak ettiğine razı olan, haksızlığa uğramalarına sebep olduğu kimselere haklarını iade edip onlarla helalleşerek onların dostluğunu kazanan bir kişi haline gelmesini sağlar.

Tövbe ederken samimi olmak kaydıyla istenilen sözcükler kullanılabilir. Ancak pişmanlık ve af en güzel şekilde ifade edilmek istenirse Efendimizin ifadelerinden istifade edilebilir. İşte onun dilinden seyyidü’l- istiğfar:

     "Allah’ım, benim rabbim sensin, senden başka ilah yok.

      Beni sen yarattın ve ben senin kulunum.

      Ben gücüm yettiğince sana verdiğim söz üzereyim ve senin vaadine de güveniyorum.

      Yaptıklarımın şerrinden sana sığınırım.

      Bana olan nimetini itiraf ediyorum.

      Günahlarımı da itiraf ediyorum.

      Günahlarımı bağışla, çünkü günahları senden başka bağışlayacak hiç kimse yoktur."[20]

Bu mübarek geceler bizlere bir şeyler kazandırmalı, yeni kararlar ve fikirlere sahip olmamıza vesile olmalı. Eğer geceye girişimizle çıkışımız bir olmuşsa, yani ondan evvelki halimizle, sonraki halimiz aynı ise geceyi hakkıyla ihya edememişizdir. Bu gecede nefsimizin ve hayatımızın muhasebesini yapalım. Her gün artan günah yükünden kurtulmak için Allah'ın bizlere bahşettiği Berat gecesi lütfundan istifade edelim ve tövbe edelim. Uyanık bir kalple Allah'a dua ve niyazda bulunalım[21].Yüce Rabbim ramazan ayının müjdecisi Beraat kandilimizi mübarek eylesin. Günahlarımızın affına vesile eylesin. Habibinin şefaatine bizi nail eylesin. Sevdikleriyle ve sevdiklerimizle beraber nice mübarek geceleri, manen en üst seviyede yaşamayı bizlere nasip eylesin.

Hazırlayan: Elif PEHLİVAN (Güzeltepe Nur Kur’an Kursu Öğreticisi)
Moderatör: Emine KAMACI (Serdivan Vaizi)

Bu Vaazı PDF Formatında indir


[1]Vehbi Akşit, Berat Gecesi Vaazı.

[2] Halit ÜNAL, “Berat Gecesi”, DİA, c.5, s. 475.

[3] Vehbi Akşit, Berat Gecesi Vaazı.

[4] Vehbi Akşit, Berat Gecesi Vaazı.

[5] Duhan Suresi, 44/3.ayetinde geçen “mübarek gece” ifadesi İslam âlimlerinin çoğunluğunun görüşüne göre Kadir gecesi olduğu düşünülmektedir. Ancak İkrime b. Ebû Cehil’in de dâhil olduğu bir grup âlim ise söz konusu ayetin Berat gecesine işaret ettiği kanaatindedirler. Bkz. Elmalı, Hak Dini Kur’an Dili VI/4293-4297.

[6] İbn Mace ,İkamet, 191.

[7] Tirmizi, Savm, 39; İbn Mace, İkamet ,191.

[8]İbni Mace, İkametü' s-Salat ,191;Tirmizi , Savm ,38.

[9] Beyhaki, Sünen, Şuabül-İman, 3/342 (Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut 1990).

[10] Bekir Topaloğlu, Tövbe, DİA, c.41, s.279

[11] Müslim, Tövbe, 9

[12] Elmalı, a.g.e. VI/4293.

[13] Yusuf, 12/ 87

[14] Tahrim, 66/8

[15] Gazali ,İhya ,IV ,78

[16] Nisa, 4/17

[17] Nisa , 4/18

[18] Tirmizi, Deavat 98

[19] Buhari, Deavat 4; Müslim, Tevbe 1

[20] T3393 Tirmizi, Deavat, 15

[21] Vehbi Akşit, Berat Gecesi Vaazı

Editör: Mihrap Haber
Yorum Yazın
CAPTCHA security code
yükleniyor

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Anket
Diyanet İşleri Başkanı kim olmalı?

yukarı çık